A  B  C  D  E  F  G  H  I  J  K  L  M  N  O  P  Q  R  S  T  U  V  W  X  Y  Z  

  Subjects -> NUTRITION AND DIETETICS (Total: 201 journals)
We no longer collect new content from this publisher because the publisher has forbidden systematic access to its RSS feeds.
Similar Journals
Journal Cover
Gazi Sağlık Bilimleri Dergisi
Number of Followers: 0  

  This is an Open Access Journal Open Access journal
ISSN (Print) 2548-0383
Published by Gazi Üniversitesi Homepage  [9 journals]
  • Depresyonu ve anksiyete bozukluğu olan sürücülerde sürücü öfkesi
           ve öfke ifadesi

    • Authors: Ferit SAHİN; Selçuk CANDANSAYAR
      Abstract: Yapılan araştırmalar, sürücü öfkesinin ve olumsuz öfke ifade biçimlerinin trafik ortamındaki kazalar ve şiddet davranışları için bir risk faktörü olduğunu göstermiştir. Bilindiği üzere öfke duygusu, psikiyatrik bozukluklara sıklıkla eşlik etmektedir. Bu iki durum, psikiyatrik tedavi gören bireylerin trafikte daha mı öfkeli oldukları sorusunu akıllara getirmektedir. Bu çalışmanın amacı, depresyon veya anksiyete bozukluğu olan sürücülerle psikiyatrik hastalığı olmayan sürücülerin sürücü öfkesi ve öfke ifade stilleri bakımından karşılaştırılmasıdır. Bu amaçla depresyonu veya anksiyete bozukluğu olan sürücülerle (n:119) herhangi bir psikiyatrik hastalığı olmayan kontrol grubu (n:119) sürücü öfke ölçeği (SÖÖ) ve sürücü öfke ifade envanteri (SÖİE) kullanılarak sürücü öfkesi ve öfke ifadesi bakımından karşılaştırılmıştır. Verilerin analiz edilmesinde SPSS 22.0 sürümü kullanılmıştır. Bulgular incelendiğinde SÖÖ ve SÖİE alt ölçek puanlarına göre depresyonu ya da anksiyete bozukluğu olan hastalar ile kontrol grubu arasında sürücü öfkesi ve sürücü öfke ifadesi açısından anlamlı fark bulunmamıştır (p >0.05). Bu bulgular, depresyonu veya anksiyete bozukluğu olan sürücülerin, trafikteki öfkeli düşünce ve davranışlar açısından psikiyatrik hastalığı bulunmayan sürücülerden farklı olmadığını göstermektedir. Bu sonuçlar, psikoteknik ve ehliyet değerlendirmelerinden sorumlu psikiyatristlere yeni bir bakış açısı sunmaktadır.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • HEMŞİRELERDE COVID-19 PANDEMİSİNE BAĞLI YAŞANAN ANKSİYETE İLE
           ALGILANAN SOSYAL DESTEK ARASINDAKİ İLİŞKİ

    • Authors: Nermin ALTUNBAŞ; Nilüfer TUĞUT
      Abstract: Giriş: Pandemiyle birlikte birçok faktör hemşirelerde COVID-19’la ilişkili anksiyeteyi etkilemektedir. Amaç: Bu araştırma, hemşirelerde koronavirüs pandemisine bağlı yaşanan anksiyete ile algılanan sosyal destek arasındaki ilişkinin belirlenmesi amacıyla yapılmıştır.Yöntem: Tanımlayıcı ve kesitsel türde yapılan araştırmanın örneklem grubunu 207 hemşire oluşturmuştur. Veriler “Kişisel Bilgi Formu” ,“Koronavirüs Anksiyete Ölçeği” ve “Çok Boyutlu Algılanan Sosyal Destek Ölçeği” ile çevrimiçi olarak toplanmıştır. Verilerin analizinde SPSS 21 programı kullanılmış ve anlamlılık düzeyi p
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • DENTİN HASSASİYETİ: ETİYOLOJİ, TANI VE
           TEDAVİ

    • Authors: Özge UZUNER BİLGİÇ; Sühan GÜRBÜZ, Altan DOĞAN
      Abstract: Dentin hassasiyeti, açık dentin yüzeyinin ağız ortamındaki uyaranlara maruz kalması sonucu ortaya çıkan, akut ve keskin ağrı ile karakterize toplumda sık karşılaşılan klinik bir durumdur. Dentin hassasiyeti, çeşitli etiyolojik ve hazırlayıcı faktörlerin etkisiyle dentinin ağız ortamına açık hale gelmesi ile çevresel uyaranların pulpa sinirlerini uyarması sonucu ortaya çıkmaktadır. Derin dentin çürüklerinin pulpaya ulaşmadan önceki evreleri, çatlak dişler, hasarlı veya kırık restorasyonlar, diş kesimi sonrası gelişen pulpal hiperemi, dental plak ve gingivitis mevcudiyeti, periodontal doku kaybı veya tedavileri sonrası ve diş beyazlatma gibi birçok klinik durum dentin hassasiyetine benzer semptomlar gösterebilir. Dentin hassasiyeti tedavi planının oluşturulabilmesi için bu duruma neden olan mekanizma ve etiyolojinin anlaşılması, klinik muayenenin doğru yapılması ve ayırıcı tanının bilinmesi büyük önem taşır. Tedavi aşamasında; diş macunları ve ağız gargaralarının kullanımı, dentin tübüllerinin bonding ajan ile tıkanması, iyontoforez – lazer uygulamaları, cam iyonomer siman, kompozit rezin vb. ile restorasyonlar, kök yüzeyinin örtülmesine yönelik mukogingival operasyonlar ve tedavide başarı sağlanamadığı durumlarda ise endodontik tedavi uygulamaları gibi birçok yöntemden yararlanılabilir. Bu derleme, güncel literatür doğrultusunda dentin hassasiyeti mekanizmaları, etiyolojisi, ayırıcı tanı ve tedavi planlaması hakkında bilgi kaynağı olabilmesi açısından oluşturulmuştur.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • BULAŞICI OLMAYAN KRONİK HASTALIKLARDA FETAL PROGRAMLAMA

    • Authors: Gülben KARAKUŞ; Teslime Özge YÖRÜSÜN, Duygu AĞAGÜNDÜZ
      Abstract: İnsan vücudunda bir veya birden çok sistemin geri dönüşümsüz fonksiyon kaybı sonucunda ortaya çıkan ve yaşam boyu tedavi gerektiren kronik hastalıkların prevalansı dünyada giderek artmaktadır. İntrauterin ortamdaki fetüs sürekli bir gelişim halindedir. Fetüsün deoksiribonükleik asit (DNA) diziliminin fetal dö-nemde maruz kalınan maternal faktörlere ve çeşitli çevresel stresörlere bağlı olarak yeniden programlan-dığı belirtilmektedir. Fetal programlama hipotezine göre fetüsün maruz kaldığı stresler, yetişkinlik döne-mindeki kronik hastalıkların temelini oluşturmaktadır. Bu derlemede de dünyada yaygın görülen bulaşıcı olmayan kronik hastalıkların fetal programlaması ve programlamayı etkileyen bazı faktörler incelenmiştir.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • EBEVEYN BESLENME EĞİTİMİNİN OKUL ÇAĞI ÇOCUKLARINDA VERİLEN
           BESLENME EĞİTİMİNE ETKİSİ

    • Authors: Hazal KÜÇÜKKARACA ZAKKOUR; Hilal YILDIRAN
      Abstract: Okul çağı çocukluk döneminde kazanılan sağlıksız beslenme alışkanlıkları ve yeme davranışları yetişkinliğe kadar devam edebilmekte, obezite ve Tip 2 diyabet gibi kronik hastalıkların gelişme riskini artırabilmektedir. Özellikle okul çağı çocuklarda yeme alışkanlıklarında erken yapılan doğru değişikliklerin sağlığı geliştirebileceği ve sonraki yaşamda hastalık geliştirme riskini azaltabileceği belirtilmektedir. Bu nedenle okul temelli beslenme eğitim programları da dâhil olmak üzere erken dönemde sağlıklı beslenmeyi destekleyen programların önemi artmaktadır. Çeşitli araştırmalar, cinsiyet, yaş, sosyoekonomik durum ve yaşanılan ülke gibi demografik özelliklerden bağımsız olarak, ebeveynlerin beslenme alışkanlıklarının çocukların beslenme davranışları üzerinde büyük bir etkisi olduğunu gözlemlemiştir. Aile ile birlikte yeme, ebeveynlerin rol model olması, ebeveyn beslenme bilgi düzeyi, ebeveyn teşvikinin artması ve aşırı baskının azalmasının çocukların beslenme davranışlarını olumlu yönde etkileyebileceğini düşündürmektedir. Ebeveynleri tarafından sağlıklı beslenme konusunda teşvik edilen çocukların okul temelli beslenme eğitim programlarından edindikleri bilgileri daha uzun süre kullanım potansiyelleri vardır. Bu durum, ev ortamının çocuklarda sağlıklı beslenme davranışını desteklemedeki önemli rolünü vurgulamaktadır. Ebeveyn katılımlı çocuk besleme eğitimlerinin, diyetle ilgili hastalıkları önlemek için gelecekte uygulanacak diyet müdahalelerinin ve politikalarının tasarlanmasına yardımcı olabilecek değiştirilebilir risk faktörleri olarak değerlendirildiği çalışmalar artırılmalıdır. Bu derleme de, ebeveyn beslenme eğitiminin okul çağı çocuklarında verilen beslenme eğitimine etkisinin değerlendirildiği çalışmalar incelenmiştir.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • ENGELLİ ÇOCUKLARDA BİREY MERKEZLİ ERGOTERAPİ MÜDAHALESİNİN
           AKTİVİTE KATILIM VE UYKU KALİTESİ ÜZERİNE ETKİSİ

    • Authors: Ayşe GÖKTAŞ
      Abstract: Giriş: Engelli çocuklar genelde informal aktivitelere katılım eğilimi içersindedirler.Amaç:Öğrenme Güçlüğü olan bireylerde aktivite performansı müdahalesi ile uyku kalitesi arasındaki ilişkiyi belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler:Araştırmanın örneklemini, Ankara ilinde bir özel eğitim kurumunda, yaş ortalaması 19, 88 ±7,72 yıl olan çocuklar oluşturdu. Pittsburgh Uyku Kalite İndeksi (PUKİ) ve çocukların Aktivite performansları ve tatmin düzeyleri Kanada Aktivite Performans Ölçümü (KAPM) ile değerlendirildi. Müdahale 3 ay boyunca haftada 2 seans olarak düzenlendi. Bulgular:Çocuklarının engel türüne baktığımızda; % 50’i zihinsel engel, % 16,7’i öğrenme güçlüğü, %’ 11,1 Serebral Palsi, %’5,6’sının orta düzey zihinsel engel olduğu belirlendi. KAPM-p puanı uygulama öncesi 6,11±2,39 ve sonrası 9.44±0.85 dir. Uygulama öncesi (KAP-t) 5,38 ±2,090 ve sonrası 8,94±1.30 dir. PUKİ Uygulama öncesi 3,44±1,72 ve sonrası 1,94 ±1,39 dir.Uyku kalitesinin uygulamadan sonra arttığı belirlenmiştir. Aktivite sayısında istatistiksel olarak anlamlı bir artma bulunmuştur (p=0.000*, t=-3,66). Müdahale sonrasında bireylerin KAPM ölçümleri arasında istatistiksel olarak anlamlı fark bulundu (p
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • Sağlık Çalışanlarında Mesleğe Bağlı Sağlık Sorunları İle
           İlgili Yapılan Araştırmaların Bazı Özellikleri

    • Authors: Gülşen ULAŞ KARAAHMETOĞLU; Gamze KAŞ
      Abstract: Amaç: Bu araştırma, sağlık çalışanlarında mesleğe bağlı sağlık sorunları ile ilgili dergilerde yayınlanan makaleleri, kongrelerde sunulan bildirileri ve tez çalışmalarını retrospektif olarak incelemek amacıyla yapılmıştır. Yöntem: Araştırmada sağlık çalışanlarında mesleğe bağlı sağlık sorunları konusu ile ilgili yapılan çalışmalar incelenmiş ve bu inceleme sonucunda toplam 129 tane çalışmaya ulaşılmıştır. Çalışma kapsamına alınan makale, bildiri ve tezleri değerlendirmek amacı ile literatür doğrultusunda hazırlanan; dergi adı, yayın yılı, araştırma türü, yazarların unvanı ve kaynak sayısı gibi kriterlerle veri toplama formu oluşturulmuştur. Bulgular: Çalışmaların %48,1’i 2016-2020 yılları arasında yapılmıştır. Yapılan makalelerin %72,9’u araştırma makalesidir. Çalışmaların %91,3’ünde tanımlayıcı analiz yöntemi kullanılmıştır. Araştırmaların %54,8’inde anket kullanılmıştır. Çalışmayı yapan araştırmacıların %29,0’u doktordur. Çalışmaların %36,4’ünde 21 ve üzeri yerli kaynaktan ve %32,6’sında 21 ve üzeri yabancı kaynaktan yararlanılmıştır. Çalışmaların %76,7’sinde öneride bulunulmuş ve bu önerilerin %38,0’i yöneticilere yapılmıştır. Sonuç: Sağlık çalışanlarında mesleğe bağlı sağlık sorunları konusu hakkında yapılan çalışmaların çoğunluğunun tanımlayıcı olduğu belirlenmiştir.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • Hemşirelerin Ameliyat Sonrası Ağrıya İlişkin Uygulamaları: Bir
           Sistematik Derleme

    • Authors: Burcu TOTUR DİKMEN; Ezgi BAGRIAÇIK, Aylin ÇAPAR
      Abstract: Amaç: Bu sistematik derlemede; ‘’Hemşirelerin,Türkiye’de yapılan çalışmalarda ameliyat sonrası ağrıya ilişkin uygulamaları nelerdir'’’ sorusuna yanıt aramak amacıyla yapılmıştır.Gereç ve Yöntem: Literatür taramasında, Google Scholar, Pudmed, Scince Direct, Google Akademik veri tabanları kullanılmıştır. Taramalarda ‘ameliyat sonrası ağrı’, ‘cerrahi sonrası ağrı’, ‘cerrahi ağrıda hemşirelik uygulamaları’, ‘painmanagement’, ‘surgicalpain’, ‘postoperativepain’, ‘nursingpractices in surgicalpain’ anahtar kelimeleri ile arama yapılmıştır. Çalışmada zaman sınırlamasına gidilerek 2010-2020 yılları arasında yayınlanan tam metnine ulaşılabilen Türkçe ve İngilizce olarak yazılmış çalışmalar dahil edilmiştir. Çalışmaya dahil edilen araştırmalar 9’u tanımlayıcı, 3’ü tanımlayıcı ve kesitsel, 5’i deneysel ve 2’si randomize kontrollü olarak tasarlanmış toplamda 19 araştırmadan oluşmaktadır. Bulgular: Çalışmaların tamamında cerrahi girişim sonrası ağrı varlığı, ağrıyı artıran azaltan faktörler ve azaltmaya yönelik girişimsel uygulamalar değerlendirildiği saptanmıştır. Çalışmalarda değerlendirmek için araştırmacılar tarafından oluşturulmuş formlar ve bazı ağrı değerlendirme ölçekleri kullanılarak elde edildiği belirlenmiştir. Derlemede hemşirelerin hastaların ağrıyı gidermeye yönelik uygulamalar, ayak masajı, anti-pressur jel pedler, müzik dinletilmesi, gevşeme egzersizleri ve biyoenerji gibi yöntemler kullanıldığı saptanmıştır. Bunun dışında uygulanan yöntemler genellikle ağrıyı değerlendirmeye yönelik olduğu belirlenmiştir. Sonuç: Bu çalışmada hemşirelerin genellikle farmakolojik yöntemleri kullandığı, farmakolojik olmayan yöntemleri ve ağrı değerlendirme ölçeklerini daha az kullandıkları, sonucuna varılmıştır.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • Torasik Hiperkifozlu Yaşlılarda Spinomed Ortezinin Denge ve Yürüme
           Performansına Etkisi

    • Authors: Sefa ELDEMİR; Kader ELDEMİR, Çağla ÖZKUL, Arzu GÜÇLÜ GÜNDÜZ
      Abstract: Giriş: Torasik hiperkifoz, yaşlılarda denge ve yürüme bozukluklarına neden olan yaygın problemlerden biridir. Spinomed ortezi hiperkifozun önlenmesinde kullanılan etkili bir tedavi yaklaşımıdır, ancak ne yazıkki torasik hiperkifozlu yaşlılarda denge ve yürüme parametreleri üzerine etkisini gösteren çok az kanıt bulunmaktadır. Amaç: Bu çalışma, Spinomed ortezinin denge ve yürüme parametreleri üzerindeki etkisini kapsamlı bir şekilde araştırmak için planlandı. Yöntem: Çalışmaya torasik kifozu 40°'den fazla olan 34 gönüllü yaşlı birey dahil edildi. Tüm katılımcılardan Spinomed ortezine alışmaları için 1,5 saat boyunca ortezi takmaları istendi. Postural stabilite, stabilite limiti ve modifiye-duyu organizasyonu klinik testi Biodex Balance System kullanılarak, yürüme parametreleri ise G-Walk yürüme sistemi kullanılarak değerlendirildi.Bulgular: Spinomed ortezi kullanımı sonrası yapılan değerlendirmelerde tüm denge parametrelerinde anlamlı iyileşmeler oldu (p
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • FARKLI FONKSİYONEL MOBİLİTE DÜZEYİNE SAHİP TRANSTİBİAL AMPUTELERDE
           PROTEZE UYUM, VÜCUT İMAJI VE YAŞAM KALİTESİNİN KARŞILAŞTIRILMASI

    • Authors: Mehmet KURTARAN; Derya ÇELİK, İpek YELDAN
      Abstract: Bu çalışmada transtibial amputasyonlu hastalarda mobilite düzeylerine göre proteze uyum, vücut imajı ve yaşam kalitesi sonuçların karşılaştırılması amaçlandı. Çalışmaya 40-60 yaş aralığında unilateral transtibial 43 ampute dahil edildi. Katılımcılar fonksiyonel mobilite seviyelerine göre K2 (n=17) ve K3 (n=26) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Proteze uyum Trinity Amputasyon ve Protez Deneyim Ölçeği (TAPES) ile, vücut imajı Ampute Vücut İmajı Skalası (AVİS) ile, yaşam kalitesi ise Nottingham Sağlık Profili (NSP) ile değerlendirildi. K2 grubunun K3 grubuna göre vücut imajı algısının ve yaşam kalitesinin daha kötü etkilendiği, daha fazla fonksiyonel ve sosyal kısıtlılık yaşadığı tespit edildi (p
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • Hemşirelerin Ahlaki Duyarlılıklarının Profesyonellik
           Davranışlarına Etkisinin Belirlenmesi

    • Authors: Aybike KÖSE; Zehra GÖÇMEN BAYKARA
      Abstract: Giriş: Hemşirelerin ahlaki duyarlılığı; etik karar alma becerilerini, mesleki doyumlarını ve bakım kalitelerini artırmakta ve dolayısıyla onların profesyonelliklerini geliştirmektedir. Amaç: Bu araştırma hemşirelerin ahlaki duyarlılıklarının profesyonellik davranışlarına etkisinin belirlemesi amacıyla yapılmıştır. Araştırma 439 hemşire ile gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Veri toplama aracı olarak Tanıtıcı Bilgi Formu, Ahlaki Duyarlılık Anketi (ADA), Hemşirelikte Profesyonelliğe İlişkin Davranışsal Envanter (HPDE) kullanılmıştır. Araştırmanın uygulanmasına başlamadan önce etik kurul izni, çalışmanın yapıldığı kurumlardan kurum izni, katılımcılardan bilgilendirilmiş onam alınmıştır. Bulgu: Hemşirelerin %95,0’ının kadın, %68,4’ünün evli, %73,1’inin ise çocuk sahibi olduğu belirlenmiştir. Hemşirelerin %66,1’inin mesleğini kendi isteği tercih ettiği, %52,8’i mesleki doyum sağladığı, %64,0’ı mesleğinden memnun olduğu belirlenmiştir. Araştırmada ADA toplam puanlar azalırken HPDE toplam puanlar artmaktadır. Sonuç: Hemşirelerin ahlaki duyarlılıkları ile profesyonellik düzeylerinin orta düzeyde olduğu ve birbirini etkilediği saptanmıştır.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
  • Türkçe İnternet Sitelerinde Oral Liken Planus ile İlgili Bilgi
           Kalitesinin Değerlendirilmesi

    • Authors: Özlem DALTABAN; Göksel ŞİMŞEK KAYA, Mükerrem HATİPOĞLU, Zeliha AYTEKİN
      Abstract: Giriş: İnternet, günümüzde toplumun sağlık konusunda bilgi edinmesinde en popüler bilgi kaynağıdır.Amaç: .Bu çalışmanın amacı, oral liken planus (OLP) ile ilgili Türkçe olarak hazırlanmış web sitelerindeki bilgi kalitesinin değerlendirilmesidir.Yöntem: Google arama motoru kullanılarak, ‘ağızda liken planus’ terimi için arama yapıldı. Arama sonucu ilk sırada yer alan 100 internet sitesi, içerik sunumu ve kalite açısından DISCERN ölçüm aracı ve Journal of the American Medical Association (JAMA) kriterlerine göre analiz edildi.Bulgular: Çalışmaya ait dahil edilmeme kriterleri sonrası, toplam 38 web sitesi analiz edildi. Sitelerin % 50'si özel sağlık merkezi, % 31’i sağlık portalı, % 8’i özel hastane, % 5’i gazete, % 3’ü üniversite ve % 3’ü özel diş sağlığı merkezine aitti. Tüm internet sitelerine ait DISCERN ortalama puanı 2,02 (± 1,04) olup, düşük-orta düzey kalite değeri tespit edildi. Hiçbir web sitesi maksimum beş puan almadı. Web sitelerinin sadece bir tanesi tüm JAMA kriterlerine sahipti ve % 47'si yazarlık, % 16'sı kaynakça ve % 34'ü güncellik ile ilgili JAMA kriterlerini karşıladı. Web siteleri içerik sunumu açısından değerlendirildiğinde hiçbir web sitesinde yalnızca OLP'ye ait bir içerik yoktu. Sitelerin %50’sinde OLP’nin teşhisinde biyopsinin önemi, %58’inde malignite potansiyeli ve %68’sinde hastaların yılda bir kez rutin ağız içi muayenelerini yaptırmaları konusunda bilgilendirme yoktu.Sonuç: Çalışma sonuçlarımıza göre, OLP ile ilgili Türkçe internet sitelerinin içerik ve bilgi kalitesinde önemli eksiklikler bulunmaktadır.
      PubDate: Fri, 23 Dec 2022 00:00:00 +030
       
 
JournalTOCs
School of Mathematical and Computer Sciences
Heriot-Watt University
Edinburgh, EH14 4AS, UK
Email: journaltocs@hw.ac.uk
Tel: +00 44 (0)131 4513762
 


Your IP address: 3.222.251.91
 
Home (Search)
API
About JournalTOCs
News (blog, publications)
JournalTOCs on Twitter   JournalTOCs on Facebook

JournalTOCs © 2009-