for Journals by Title or ISSN
for Articles by Keywords
help
Followed Journals
Journal you Follow: 0
 
Sign Up to follow journals, search in your chosen journals and, optionally, receive Email Alerts when new issues of your Followed Journals are published.
Already have an account? Sign In to see the journals you follow.
Journal Cover
Dokuz Eylül Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi / Dokuz Eylül University Journal of Humanities
Number of Followers: 0  

  This is an Open Access Journal Open Access journal
ISSN (Print) 2147-4958 - ISSN (Online) 2147-4419
Published by Dokuz Eylül Üniversitesi Homepage  [6 journals]
  • ÇEVİRİ İNTİHALİNE OKUR ODAKLI BİR YAKLAŞIM: SOSYAL MEDYADA
           FRANKENSTEIN VAKASININ ALIMLANMASI

    • Authors: Devrim Ulaş ARSLAN
      Abstract: Ayrıntı Yayınları tarafından yayımlanan Hande Yazıcı imzalı Frankenstein ya da Modern Prometheus (2017) yeniden-çevirisi, Yiğit Yavuz’un aynı isme sahip daha eski tarihli bir yeniden-çevirisinden (2016) intihal yapıldığı gerekçesiyle 13 Haziran 2017 tarihinde yayınevinin aldığı karar doğrultusunda piyasadan toplatılmıştır. Yayınevinin Twitter, Facebook ve Instagram üzerindeki sosyal medya hesaplarından duyurulan bu karar, ilgi çekerek çeviri konusunda uzman olmayan birçok sosyal medya kullanıcısının çeviri intihali hakkındaki görüş ve sorularını bu vaka üzerinden dile getirmesini sağlamıştır. Her ne kadar intihal, Türkiye’de ve dünyada bazı çeviribilim araştırmacılarının incelediği bir konu olsa da bugüne dek intihalin kaçınılmaz öznelerinden olan okurların intihal alımlamasını sorunsallaştıran bir çalışma bulunmamaktadır. Bu bağlamda, okuduğunuz çalışmanın amacı, sosyal medyada yapılan yorumlardan yola çıkarak bir çeviri intihali vakasının Türkiye’de günümüz okurları tarafından nasıl alımlandığını ve hangi sorunsalların vurgulandığını incelemektir. Bu yolla, okurların intihal sürecinin bir öznesi olarak ön plana çıkarılması hedeflenmektedir. Çalışma kapsamında incelenen okur yorumları çerçevesinde, okurların neredeyse yarısının çeviri intihalini sorunsallaştırmaktan uzak durarak intihal vakası karşısında edilgen bir tavır sergilediği, önemli bir grup okurun da intihal vakasını bir editör hatası olarak yorumladığı ve bu vakayı editörün sorumluluğu zemininde tartıştığı sonucuna varılmıştır. Diğer yandan, daha küçük başka bir grup okurun ise çeviri edimini kaynak metnin mekanik bir şekilde kopyalanması işlemi olarak gördüğü ve dolayısıyla çeviride intihal yapılamayacağı görüşünde oldukları görülmüştür.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • POPÜLER KÜLTÜR BAĞLAMINDA DÜĞÜN
           FOTOĞRAFLARI VE KITSCH

    • Authors: Sadık TUMAY
      Abstract: Popüler kültür sosyolojik bir fenomendir ve düğün fotoğrafçılığı popüler kültüründoğrudan yansımasıdır. Çalışmamızda yakın dönem itibarı ile İzmir’deki düğünfotoğrafçılığı ve düğün fotoğrafları araştırılmış, popüler kültür ürünleri olarak analizedilmiştir. Yanı sıra, konu kitsch estetiği bağlamında tanımlanmış ve seçilenörnekler üzerinden düğün fotoğraflarının geleneksel kitsch nitelikleri tespitedilmiştir. Bu araştırmada, İzmir’de düğün fotoğrafçılığı hizmeti verenfotoğrafçıların web siteleri taranmış, fotoğrafçılarla araştırma alanı itibarıylagörüşmeler gerçekleştirilmiş, konu ile ilgili literatür çalışması yapılmıştır. Eldeedilen veriler karşılaştırılarak değerlendirmelerde bulunulmuştur.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • OLGULAR VE DEĞERLER ARASINDAKİ DİKOTOMİK AYRIMIN WITTGENSTEIN’DA
           “ANLAM” KURAM(LAR)I KAPSAMINDA BİR DEĞERLENDİRİLMESİ

    • Authors: Pınar TÜRKMEN BİRLİK
      Abstract: Wittgenstein’ın dil açısından yanıtını aradığı temel soru “anlamın nasıl mümkünolduğu”dur. Onun ilk dönemini ifade eden Tractatus ve ikinci dönemini ifade edenFelsefe İncelemeleri’nde bu soruya verdiği yanıtlar birbirinden oldukça farklıdır. Bumetindeki amacımız, bu birbirinden farklı anlam kuramları kapsamındaWittgenstein’da olgular ve değerler arasında keşfettiğimiz dikotomik ayrımınkendini ne şekilde ortaya koyduğunu gösterebilmektir. Bu bakımdan metin,Wittgenstein’ın her iki döneminde de söz konusu olan dikotomik ayrımın, onunanlam kuramı kapsamında kendini sunuyor olduğu temel iddiası çevresindeşekillenir. Bu doğrultuda öncelikle onun Tractatus adlı yapıtında yer verdiği anlamkuramına bakılacaktır. Burada öncelikle Wittgenstein’ın temel amacından hareketleserimlemeye çalışacağımız bu ilk anlam kuramının olgular ve değerler arasında nasılaşılması güç bir duvar ördüğünü göstermeye çalışacağız. Akabinde, Felsefeİncelemeleri’ne dönüp, buradaki anlam kuramını incelemeye yöneleceğiz. Buradaise ilk dönemdeki anlam kuramının “neden ve nasıl” bir değişikliğe uğradığınıortaya koymak suretiyle, olgu ve değerler alanına yönelik statü değişikliklerininizlerini sürmeye çalışacağız. Bu açılardan metin, düşünce tarihinde bulunan buayrımı Wittgenstein özelinde “dil” açısından değerlendirmeye çalışarak, bu konuyayeni bir bakış aşısı sunma gayreti taşır.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • ALBERT KAHN’IN “GEZEGEN ARŞİVLERİ” PROJESİNİN İÇERİĞİ ve
           ÖNEMİ

    • Authors: Nezaket TEKİN
      Abstract: “Gezegen Arşivleri” (Archives de la Planète) 1909-1931 yılları arasında dünyanın dört bir yanında çekilmiş yaklaşık 72 bin adet otokrom (autochrome) fotoğraf ve yüzlerce saatlik film kaydından oluşan ve günümüze kadar korunabilmiş nadide bir görüntü arşividir. Projenin kurucusu ve finansörü Fransız iş adamı Albert Kahn’dır. Projenin yürütücülerinden Jean Brunhes, nelerin hangi şekilde kaydedilmesi gerektiği konusunda ekiptekilere eğitim vermiştir. Kahn’ın hızla değişen dünyanın fotoğraflanması gerektiği düşüncesi dünya seyahati sırasındaki gözlemleri sonucu belirmiş, Fransa’ya döner dönmez de proje için gerekli hazırlıklara başlamıştır. Lumiѐre kardeşlerin icadı ilk renkli fotoğraf olan otokromu da ilk kez seyahati sırasında deneyimleyen Kahn, projenin otokrom ile çekilmesi gerektiğini düşünür. Otokrom, cam üzerinde renkli pozitif bir görüntü sağlayan bir fotoğraf tekniğidir. Görüntüyü sabitlemek için kullanılan malzemelerden dolayı sonuç grenli, yumuşak ve resimsi bir etkidedir. 22 yıl içerisinde toplam 55 ülkede kentlerin, insanların, kültürlerin ilk renkli fotoğrafları projenin fotoğrafçıları tarafından üretilmiştir. Arşivde Avrupa, İrlanda Kelt kültürü, Asya, Afrika, Amerika coğrafyası, kültürü ve günlük yaşama dair etnoğrafik açıdan son derece önemli fotoğraflar ve film kayıtları bulunmaktadır. Diğer yandan, projenin aktif olduğu dönemde, I. Dünya Savaşı ve Balkan Savaşları gibi tarihsel olarak kritik olaylar ve sonuçlar kayıt edilebilmiştir. Günümüzde Gezegen Arşivleri Fransa’da, Paris yakınlarındaki Albert Kahn Müzesi’nde muhafaza edilmekte, arşivin sanal olarak paylaşılması ve fiziksel olarak sergileme ve sunum organizasyonları FAKİR isimli kuruluş tarafından gerçekleştirilmektedir. Arşiv kapsamlı bir biçimde BBC televizyonu tarafından çekilen “The Wonderful World of Albert Kahn” isimli belgesel serisinde ele alınmıştır.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • ANLATICININ KİPLİKLER AÇISINDAN İNCELENMESİ: KÜRK MANTOLU
           MADONNA’DAKİ ANLATICILARIN KİPLİKLERİ

    • Authors: Funda UZDU YILDIZ; Sibel ÇAPAN TEKİN, Esra AYDIN ÖZTÜRK, Şule DÜZDEMİR, Gökhan SOYŞEKERCİ
      Abstract: Bu çalışmanın amacı anlatıcı türlerinin ve anlatıcı özelliklerinin kiplikler açısından incelenmesi ve özellikle kahraman anlatıcının yer aldığı anlatılarda anlatıcı ile okuyucu arasındaki ilişkinin kipliklere göre betimlenmesidir. Bu betimleme Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna adlı romanı çerçevesinde örneklendirilmiştir. Bu romanın seçilme nedeni anlatı yapısı itibariyle iki anlatıcı içermesidir. Kiplik incelemeleri anlatı kişilerinin anlaşılmasını sağlayan temel ulamlardan biri olarak değerlendirilebilir. Bu bakımdan anlatıcı için de aynı incelemenin yapılması anlatının anlam evreninin oluşma sürecinin gözlemlenmesine katkı sağlayacaktır. “Belirli kiplik türlerinin ön plana çıkması metindeki kişinin/anlatıcının psikolojik bakış açısını ortaya koyma konusunda da yardımcı olabilir” (Parina ve D Leon, 2014, s. 101). Anlatıdaki ses olarak anlatıcının bakış açısı kipliklerle birlikte ele alındığında anlatıya dair yeni belirlemeler yapılabilir. Bu amaca yönelik olarak, çalışmada anlatıcının konumu ve işlevleri hakkında alanyazın incelemesi yapıldıktan sonra kiplik ve anlatıcı ilişkisi ele alınmıştır. Kuramsal olarak elde edilen bilgiler Kürk Mantolu Madonna romanındaki anlatıcıları betimleyebilmek için kullanılmıştır. Çalışmada araştırılması hedeflenen olgu ya da olgular hakkında bilgi içeren yazılı materyallerin analizi söz konusu olduğundan (Yıldırım ve Şimşek, 2013, s. 217), alanyazın taramasında ve eser incelemesinde kullanılan ve nitel araştırma yöntemlerinden doküman incelemesinden yararlanılmıştır.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • BAZI ARKEOLOJİK BULUNTU ÖRNEKLERİ ÜZERİNDEN ANTİK
           SMYRNA/İZMİR'DE İNANÇLAR

    • Authors: Akın ERSOY
      Abstract: Bu çalışma içerisinde Antik Smyrna/İzmir kazılarında ele geçen bir grup pişmiş toprak dini obje buluntuları üzerinden kuruluşundan itibaren Smyrna'da yaygın olarak saygı gören inançlar üzerine bir değerlendirme yapılmıştır. Taş, pişmiş toprak, cam, bronz, kurşun ve altın vb farklı malzemelerden yapılmış dini objeler ait oldukları inancın ve bu inancın seremonilerinin ayrılmaz parçası olup antik ritüellerin somut arkeolojik belgeleridir. Bu anlamda çalışmamızda bir grup pişmiş toprak obje değerlendirilmiş olup Smyrna kazıları çerçevesinde farklı arkeolojik noktalarda yapılan çalışmalarda ele geçmişlerdir. Objeler Hellenistik Dönemin başından Geç Bizans Dönemine kadar geniş bir zaman sürecine aittirler. Antik kaynaklar, epigrafik belgeler, tarihi ve dini vesikalar çerçevesinde Smyrna'daki bilinen inançlar bu objeler ile birlikte değerlendirilmiştir. Son söz olarak İslam inancının Smyrna'daki başlangıcına ilişkin kısa bilgiler ve bir değerlendirme sunulmuştur.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • (IN)ACCESSIBILITY OF THE DEAF TO THE TELEVISION CONTENTS THROUGH SIGN
           LANGUAGE INTERPRETING AND SDH IN TURKEY

    • Authors: İmren GÖKCE
      Abstract: Research on Turkish Sign Language has gained momentum since its official recognition as a full-fledged language in 2006, but sign language interpreting still remains as an under-researched field in Turkey. Departing from this lack, the present study aims to present the current situation of media accessibility for the Deaf in Turkey, to find out perceptions and thoughts of Turkish Deaf individuals regarding the options provided for the Deaf community to access the television contents, and to prove the hypothesis that accessibility of the Deaf to the television contents through sign language interpreting and subtitles is still an unresolved issue in Turkey due to various reasons. Considering the fact that sign language is available, though limited, on Turkish televisions since 1993, but no study has been carried out on the subject within the scope of translation and interpreting studies by Turkish scholars so far, this research contributes to the efforts on Turkish Sign Language interpreting by hopefully paving the way for further research to understand the Deaf community, to improve sign language interpreting services and to train more qualified interpreters.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • SPİNOZA FELSEFESİNDE BİREYLEŞİM VE
           KİŞİ OLMA

    • Authors: Övünç CENGİZ
      Abstract: Bu çalışma Spinoza açısından kişi olmanın özel bir ontolojik statü olarak değil genel bireyleşim kuramının bir alt başlığı olarak düşünülmesi gerektiğini öne sürüp kişi olma olgusuna dair Spinoza felsefesinden türetilebilecek bir yaklaşımın en genel çerçevesini tartışacaktır. Yazıda savunulacak olan yaklaşıma göre Spinoza, tözün uzamlı bir güç alanı olarak kavranmasını gerektiren dinamik bir ontoloji kurmaktadır. Tekil nesneler ise, bu alanın ifadeleri olarak, uzamdaki şeyler olarak değil uzamın özellikleri olarak düşünülmelidir. Bu durumda her bir tekil kendi belirlenimi içinde tözsel gücün bir dışa vurumu olarak algılanmalıdır. Bu ontolojik kavrayış ise bireyleşim olgusuna daha bütünsel ve edimsel bir yaklaşım getirir. Bu yaklaşıma göre tekiller oluşturdukları etkiler uyarınca birbirlerinden farklılaşır. Bu durumda kişi olma olgusunun da, öznenin sahip olduğu çeşitli indirgenemez zihinsel özellikler üzerinden değil, bir bütün olarak insan bedeninin oluşturduğu etkiler üzerinden anlaşılması gereği savunulacaktır.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • BİLGİ SOSYOLOJİSİ AÇISINDAN GERÇEKLİĞİN SOSYAL İNŞASI VE
           GADAMER HERMENEUTİĞİ

    • Authors: Şeref ULUOCAK
      Abstract: H. G. Gadamer’in, hermeneutiğe tanıdığı ontolojik öncelik, göstergebilimsel bir kültür ve toplumsallaşma analizini mümkün kılabilecek bir sosyal bilim metodolojisi için önemli bir başlangıç noktası teşkil etmektedir. “Ufuk kaynaşması”, “önyargı” ve “gelenek” kavramsallaştırmaları, hermeneutiğe tanınan ontolojik önceliğin, metodolojik alana genişletilmesi olanağını pekiştiren tamamlayıcı kavramsallaştırmalar olarak karşımıza çıkmaktadır. Gadamer’in ileri sürdüğü tezler, sosyal bilimlerdeki önemli dikotomik ayrımların (mikro-makro, birey-yapı, praksisörüntü vb) aşılması yönünde uyarlanımcı nitelikte önemli kavramsal araçlar sağlamaktadır. Bu yönüyle Gadamer, sosyal bilimlerde dikotomik olarak konumlandırılan gerçeklik düzeylerini ve toplumsal cisimleşme biçimlerini “ilişkisel” bir strateji ile aşmaya imkân sağlayacak, hermeneutik temelli “hümanistik bir hakikat” teorisi için “ufuk açıcı” bir olanak sağlamaktadır. Bu türden bir varoluşsal hermeneutik perspektifin, “birey-toplum”, “özgürlük-belirlenmişlik”, “anlama – açıklama”, “anlamları önceleyen güç-gücü önceleyen anlam yapıları”, “öznel gerçeklik-nesnel gerçeklik” ve “öznel kültür-nesnel kültür”, dikotomilerinin ötesine geçen; ikiz-değerlilikleri ve çok anlamlılıkları sosyal teoriye davet eden; düzenlilik içeren örüntüler kadar, düzene gelmez müphemlikleri de göz önünde bulunduran ve bunlara yer açan bir sosyal kuramlaştırma olanağı ve metodolojisi için cesaret verici imaları bulunmaktadır. Özellikle de sosyal konstrüktivist bir perspektiften “gerçekliğin sosyal inşası tezi” için Gadamer, salt metodolojik tartışmalarla, nihilist konum alışlar arasındaki kilit bir konumda bulunmaktadır.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
  • FOUCAULT ON TWO TYPES OF NEOLIBERALISM: ORDOLIBERALISM AND
           ANARCHOLIBERALISM, ALONG WITH EUROPEAN HISTORICAL ROOTS

    • Authors: Barry STOCKER
      Abstract: Michel Foucault is well known for writing on Neoliberalism, but the richness of his approach should be better understood, along with its place in his work as a whole. Foucault does not refer to Neoliberalism as one thing, but as divided into two types: Ordoliberalism and anarcholiberalism. That is between a more institutional version allowing for some state direction and a more anti-statist version. This overlaps with a distinction between Europe and the United States. It also connects with Foucault’s interests in the relation between the roles of Germany and France in European history with regard to state sovereignty and law. The interaction of France and Germany has produced various conflicting and coalescing ideas of liberty and the state up to the way Neoliberal ideas have circulated. In the context of Foucault’s own development, his investigations into Neoliberalism build on work on Enlightenment liberalism, bringing in Phenomenological anti-naturalism as a way of understanding the difference. It also builds on work on the development of political economy from its earliest texts to the work of Marx. The discussion of earlier political economy emphasises its place in a philosophy of history and humanism, which is recontextualised in Foucault’s work on Neoliberalism. Foucault’s work on the inevitability of blindness and subjectivity in epistemology, along with the role of subjectivity in ethics, also develops through the encounter with Neoliberalism.
      PubDate: Tue, 29 May 2018 00:00:00 +030
       
 
 
JournalTOCs
School of Mathematical and Computer Sciences
Heriot-Watt University
Edinburgh, EH14 4AS, UK
Email: journaltocs@hw.ac.uk
Tel: +00 44 (0)131 4513762
Fax: +00 44 (0)131 4513327
 
Home (Search)
Subjects A-Z
Publishers A-Z
Customise
APIs
Your IP address: 54.224.166.141
 
About JournalTOCs
API
Help
News (blog, publications)
JournalTOCs on Twitter   JournalTOCs on Facebook

JournalTOCs © 2009-