for Journals by Title or ISSN
for Articles by Keywords
help
Followed Journals
Journal you Follow: 0
 
Sign Up to follow journals, search in your chosen journals and, optionally, receive Email Alerts when new issues of your Followed Jurnals are published.
Already have an account? Sign In to see the journals you follow.
Journal Cover   Selçuk Tarım ve Gıda Bilimleri Dergisi
  [2 followers]  Follow
    
  This is an Open Access Journal Open Access journal
   ISSN (Print) 1309-0550
   Published by Selcuk University Homepage  [2 journals]
  • Tohum İle Taşınan Virüsler ve Tohum
           Sağlığı

    • Abstract: Tohumculuk dünyada ve ülkemizde önemli bir endüstri haline gelmi ş tir. Tohum, en önemli generatif çoğaltım materyalidir. Beslenme amacıyla üretilen bitkisel ürünlerin yaklaşık %90’ının tohumla çoğaltılması, virüsleri de içeren tohum kaynaklı patojenlerin neden olduğu kayıplar, konunun önemini daha da artırmaktadır. Uluslararası tohum ticaretinin artmasıyla, çok sayıda hastalık etmeni tohum ile dünya çapında hızlı bir şekilde yayılabilmektedir. Bitki virüslerinin yaklaşık %20’sinin tohum ile generasyondan generasyona taşınabilmesi, salgın oluşumunda önemli bir rol oynayabilmektedir. Bu nedenle sağlıklı tohum, üretimde ve virüs hastalıkları ile mücadelede son derece önemlidir. Bu derlemede, ülkemizde bazı sebze tohumlarında saptanan virüsler ve bunların epidemiyolojideki önemi hakkında kısa bilgiler verilmiştir. Hastalıkla mücadelede, üretimde virüsten ari çoğaltım materyalleri kullanımı ve tohum sağlığının önemi hakkında bilgiler sunulmuştur.
      PubDate: Wed, 15 Aug 2012 00:00:00 +030
       
  • Antalya'da Kentsel Gelişim Alanlarının Belirlenmesinde
           Halkın Katılımının Önemi

    • Abstract: Doğal çevre ve insan etkinliklerinin bir araya geldiği mekanlar olan kentlerde, yeni gelişim alanlarının belirlenmesinde gerçek anlamda koruma-kullanma dengesinin kurulmasını sağlayacak verilere ulaşılabilmesi için halkın görüş ve gereksinimleri de dikkate alınmalıdır. Antalya kentinin gelişme alanlarının belirlenmesinde halkın katılımının öneminin değerlendirildiği bu çalışma, kent planlamada çok yönlü bir yaklaşımın gerekliliğini ortaya koymaktadır. Araştırma Antalya kentinin tarihsel gelişimi ve nüfus özellikleri, doğal yapı özellikleri ve alan kullanımlarının ortaya konulması ile halkın kentsel gelişim konusundaki görüş ve önerilerinin belirlenmesi kapsamında yürütülmüştür. Antalya kent halkını oluşturan bireylerin kentsel gelişmelere yönelik yaklaşımlarının belirlenmesinde standart formlarla yerinde anket yöntemi uygulanmıştır. Anket çalışması ile kentleşmenin nedenleri ve süreçleri, kente göçün nedenleri, kentli insanların sorunları, kentin gelişimi konusundaki görüş ve önerileri ile halkın sosyo-ekonomik yapısı ayrıntılı olarak incelenmiştir. Araştırma sonucunda halkın görüş ve önerilerinin dikkate alan, bir planlama yaklaşımının önemi ve kentin bu özelliklerine uygun bir kimlik yaratılmasına yönelik değerlendirmeler yapılmış, kentleşme çalışmalarında bu tür planlama yaklaşımlarının kentlerin sürdürülebilirliğinin sağlanması açısından mutlak gerekli olduğu sonucuna varılmıştır. 
      PubDate: Fri, 10 Aug 2012 00:00:00 +030
       
  • Türkiye’de Ekmeklik Buğdayda İklim Kuraklık
           Verim İlişkisinin Krigging Metoduna Göre
           Değerlendirilmesi

    • Abstract: Bu çalışmanın amacı Türkiye’deki şehirlerin krigging metodu kullanılarak yağış miktarları ve sıcaklıklara göre (maksimum, minimum ve ortalama sıcaklık) göre benzerlik ve farklılıklarını sınıflandırarak buğdayda verim ve kuraklık potansiyeli belirlemektir. Çalışmada üretim ve verim arasındaki ilişki önemli olarak bulunmuştur. İklim faktörleri (yağış miktarı, minimum, maksimum ve ortalama sıcaklık) kuraklık, verim ve üretimde temel etki olarak görülmektedir. Bunlardan en büyük etkinin kurağı ve verimi şekillendirmesi bakımından yağışa ait olduğu tespit edilmiştir. Türkiye’de buğday üretimini etkileyen en temel faktörler kuraklık, hastalık, yatma ve kış zararıdır. Bunun yanı sıra buğdayın üretiminde ve veriminde iklim, topografi ve toprak özellikleride önemli faktörler arasında yer almaktadır.
      PubDate: Sun, 05 Aug 2012 00:00:00 +030
       
  • Buğday Hasadı Sonrası Farklı Toprak İşleme
           Yöntemlerinin Toprağın Bazı Fiziksel
           Özelliklerine ve Mercimeğin Çıkış
           Oranına Etkisi

    • Abstract: Yağışa dayalı alanlarda toprağın nem içeriğinin korunması, ürün veriminin artırılmasında oldukça önemli bir yere sahiptir. Toprağın nem içeriği ve fiziksel özelliklerinin korunmasında, uygun toprak işleme yönteminin kullanılması gerekmektedir. Bundan dolayı, bu çalışmada buğday hasadı sonrası mercimek tarımında geleneksel (kulaklı pulluk+kültivatör+ekim) ve azaltılmış toprak işleme (kültivatör+ekim) ile doğrudan anıza ekim yöntemlerinin, yüzeydeki anız miktarı, toprağın bazı fiziksel özellikleri ve mercimek bitkisinin çıkış oranına etkisi belirlenmiştir. Çalışma, Diyarbakır koşullarında 2010 - 2011 üretim sezonunda yürütülmüştür. Araştırma sonucunda, toprak yüzeyindeki en yüksek anız miktarı doğrudan ekim yönteminde (%98), en düşük ise geleneksel ekim yönteminde (%58) belirlenmiştir. Geleneksel toprak işleme yöntemiyle karşılaştırıldığında, toprağın 0-15 ve 15-30 cm derinliklerindeki nem içeriğinin doğrudan ekim ve azaltılmış toprak işleme yöntemlerinde daha yüksek olduğu görülmüştür. Toprağın 0-10 ve 10-20 cm derinliklerindeki penetrasyon direnci değerleri doğrudan ekim yönteminde en yüksek olurken, 20-30 cm derinliğinde ise geleneksel ekim yönteminde daha yüksek olmuştur. Çıkış oranı değerleri geleneksel toprak işleme yönteminde %77.35, azaltılmış toprak işleme yönteminde %84.75 ve doğrudan ekim yönteminde %62.25 olarak belirlenmiştir. Toprak işlemesiz ekim yönteminin uygulandığı parsellerdeki fare zararının yoğun olmasının, çıkış oranındaki düşüklüğe neden olduğu gözlemlenmiştir. Toprağın hacim ağırlığı ve sıcaklığı yönünden toprak işleme yöntemleri arasında istatiksel anlamda önemli farklılık bulunmamıştır.
      PubDate: Wed, 01 Aug 2012 00:00:00 +030
       
  • Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri
           Birliğine Üye Olan ve Olmayan İşletmelerin Ekonomik
           Analizi ve Süt Sığırcılığına
           Yönelik Desteklerin Gelire Etkisi

    • Abstract: Bu çalışmanın temel amacı, Amasya yöresinde geçimini süt sığırcılığından sağlayan, Amasya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği’ne üye olan ve olmayan işletmelerin ekonomik analizinin yapılması ve süt sığırcılığına yönelik devlet desteklerinin gelire olan etkisinin hesaplanmasıdır. İşletmelerin yıllık faaliyet sonuçlarının ve ekonomik analizinde, çalışmanın amacı doğrultusunda işletmeler bir bütün olarak değil sadece süt sığırcılığı üretim kolu dikkate alınarak değerlendirilmiştir. Yapılan örnekleme sonucuna göre süt sığırcılığı faaliyeti yapan ADSYB ye üye olan 81 ve üye olmayan 93 olmak üzere toplam 174 işletme belirlenmiş, yüz yüze görüşmek suretiyle anket yöntemiyle veriler toplanmış ve analiz edilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre, üye olan işletmelerde işletme başına toplam 12,79 BBHB, üye olmayan işletmeler de 6,72 BBHB hayvan varlığı tespit edilmiştir. Hayvan başına süt verimi, üye olan işletmelerde 3.065 kg/yıl, üye olmayan işletmelerde 2.997 kg/yıl’dır. Birim süt maliyeti, üye olan işletmeler için 0,329 TL/lt, üye olmayan işletmeler için 0,366 TL/lt olarak hesaplanmıştır. İşletmelerde kullanılan hayvancılığa yönelik destekler göz önüne alındığında ADSYB’ne üye olan ve hayvancılık desteği alan işletmelerde maliyet %13,07, üye olmayan işletmelerde ise %6,56 düşmektedir. Üye olan işletmelerde maliyetin daha yüksek oranda düşmesindeki esas neden; hayvancılık desteklerinin DSYB’ne üye olan işletmelere daha fazla verilmesidir.
      PubDate: Mon, 30 Jul 2012 00:00:00 +030
       
  • Bingöl Yöresinden Toplanan Arı Polenlerinin Yağ Asidi
           Miktarlarının İncelenmesi

    • Abstract: Bu çalışmada, Bingöl yöresinin beş farklı yerinden toplanan arı poleni örneklerindeki yağ asidi bileşenleri araştırıldı. Çalışmada beş farklı yerin her birinden 4 örnek olmak üzere toplam 20 örnek kullanıldı. Polen örnekleri estraksiyon işlemi yapıldı ve ekstraksiyonlar gaz kromatografisiyle analiz edildi. Analiz sonuçlarına göre, palmitik asit (C16:0), stearik asit (C18:0), oleik asit (C18:1n-9) ve γ – linolenik asit (C18:3n-6) miktarlarında istatistiksel olarak anlamlı bir fark (p<0.05) saptanırken, palmitoleik asit (C16:1n-7),  linoleik asit (C18:2n-6), α – linolenik asit (C18:3n-3), toplam doymuş yağ asidi (SFA), toplam tekli doymamış yağ asidi (MUFA) ve toplam çoklu doymamış ( PUFA) yağ asidi miktarlarındaki farklılıklar istatistiksel olarak önemsiz bulundu (p>0.05). Sonuç olarak, polen örneklerindeki yağ asitlerinin doymamışlık oranının doymuşluğa oranına olan değerinin (TUFA/SFA) 1.57 - 1.92 arasında olduğu ve esansiyel yağ asitlerinden α – linolenik asit ve γ – linolenik asit karışımının toplam yağ asitlerinin yaklaşık % 33’ü ve linoleik asitin toplam yağ asitlerinin yaklaşık % 10’u olduğu saptandı. Bu araştırmayla bölgedeki polenlerin biyolojik değeri ve besin kalitesi hakkında bilgi edinilebileceği ve bu araştırma sonuçlarının literatür bilgisine katkıda bulunabileceği düşünülmektedir.
      PubDate: Wed, 25 Jul 2012 00:00:00 +030
       
  • Eskişehir Ekolojik Koşullarında Bazı Brokkoli
           Çeşitlerinin (Brassica oleracea L. var. italica) Agronomik
           Özelliklerinin ve Yetiştirme Olanaklarının
           Belirlenmesi

    • Abstract: Bu çalışma ile, Eskişehir ilinin içinde yer aldığı Batı Geçit Bölgesinde üreticiye alternatif bir ürün olanağı sunmaya yönelik olarak, bölgeye uygun yüksek verimli brokkoli çeşitlerinin belirlenmesi ve araştırma sonuçlarının uygulamaya aktarılması hedeflenmiştir. Araştırma,  Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Ziraat Fakültesi Araştırma ve Uygulama arazisinde 2008 ve 2009 yıllarında yürütülmüştür. Araştırmada bitkisel materyal olarak, Agassi, Monopoly, Marathon, Roket, Tutku ve Topeka olmak üzere 6 adet brokkoli çeşidi kullanılmıştır. Deneme, tesadüf blokları deneme deseninde, 4 tekerrürlü olarak kurulmuştur. Çalışmada; ortalama ana taç ağırlığı, ana taç çapı, ana taç yüksekliği, ortalama yan taç ağırlığı, yan taç çapı, yan taç yüksekliği, yan taç sayısı, bitki başına yan taç verimi, dekara ana taç verimi, yan taç verimi ve toplam verim değerleri belirlenmiştir. Ortalama ana taç ağırlığı, 547 (Marathon) ile 678 g (Topeka) arasında; ana taç çapı, 16.74 (Monopoly) ile 19.72 cm (Topeka) arasında; ortalama yan taç ağırlığı, 64 (Monopoly) ile 135 g (Topeka) arasında; ana taç verimi, 1951 (Marathon) ile 2419 kg/da (Topeka) arasında; yan taç verimi, 943 (Marathon) ile 1849 kg/da (Topeka) arasında; toplam verim, 2894 (Marathon) ile 4267 kg/da (Topeka) arasında değişmiştir. Ana taç ve yan taç verim değerleri yüksek olan öncelikle Topeka çeşidi, onu takiben Tutku çeşidinin Eskişehir ve benzeri ekolojiler için önerilebileceği sonucuna varılmıştır.
      PubDate: Sat, 21 Jul 2012 00:00:00 +030
       
  • Bazı Simbiyotik Mikroorganizma Karışımı
           Uygulamalarının Farklı Asma Anacı Çeliklerinde
           Bitki Gelişimi Üzerine Etkileri

    • Abstract: Simbiyotik mikroorganizmalar, diğer bitkilerde olduğu gibi bağcılıkta da havanın serbest azotunun bağlanması, topraktaki fosfatın dönüşümü, bitkilerin su ve minerallere daha kolay ulaşması, dengeli beslenme, biyotik ve abiyotik stres faktörlerine karşı bitki direncinin sağlanması gibi önemli yararlar sağlamaktadır. Olumlu etkileri belirlenen türlerin bazı streinlerinden yetiştiricilikte yararlanılmak üzere saf veya mikorizal preparasyonlar halinde giderek daha fazla kullanılmaktadır. Bu çalışmada, bazı simbiyotik canlıların karışımı olarak hazırlanan Bio-one (Azotobacter vinelandii, Clostridium pasteurianum), Bioplin (Azotobacter chroococum, Azotobacter vinelandii), Vitormone (Azotobacter chroococum, Azotobacter vinelandii) ve Endo Roots (Glomus intraradices, G. mossea, G. aggregatum, G. clarum, G. monosporus, G. deserticola, G. brasilianum, G. Etunicatum ve Gigaspora margarita) adlı ticari preparat halindeki mikoriza kokteylleri kullanılmıştır. Yetiştirme ortamı olarak 1:1 oranında perlit torf karışımı içeren tüplere doğrudan dikilen 41 B, 99 R, 110 R, 140 Ru ve 1103 P asma anacı çeliklerine, ilkbahar sonunda çeliklerde tomurcuklar uyanıp büyümeye geçtikleri dönemde uygulanmıştır. Mikorizaların bitki besleme, vegetatif gelişme ve fidan gelişme düzeylerine etkileri incelenmiştir. Ülkemizde kullanıma sunulan ticari preparatlarının ihtiva ettiği mikoriza streinleri, denendikleri asma anaçları çeliklerinden gelişen köklerde kısa sürede koloni oluşturup genç fidanların mineral beslenmesini farklı düzeylerde etkilemişlerdir. TSE 3981 nolu Tüplü Asma Fidanı Standardı dikkate alınarak değerlendirildiğinde fidan gelişme değerleri olumlu yönde etkilenmiş ve ümit var sonuçlara erişilmiştir.
      PubDate: Sun, 15 Jul 2012 00:00:00 +030
       
  • Aspat (Strobılos) Antik Kenti ve Çevresindeki (Bodrum,
           Muğla) Tarım Teraslarının Elaterıdae (Insecta:
           Coleoptera) Faunası

    • Abstract: Bu çalışma Aspat (Strobilos) antik kenti ve çevresindeki tarım teraslarının Elateridae faunasını belirlemek amacıyla 2008-2009 yıllarında gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda Cardiophorus cyannipennis Mulsant & Wachanru, 1852, C.discicollis (Herbst, 1806), C.sacratus Erichson, 1840, C.vestigialis Erichson, 1840, Drasterius bimaculatus (Rossi, 1790), Lacon punctatus (Herbst, 1779), Melanotus fusciceps (Gyllenhal, 1817), Peripontius omissus (Buysson, 1889) ve Pittonotus theseus (Germar, 1817) olmak üzere dokuz tür saptanmıştır.
      PubDate: Tue, 10 Jul 2012 00:00:00 +030
       
  • İzmir, Manisa ve Balıkesir İllerinde Zeytinlerde Bulunan
           Erıophyıd Akar Türleri ve Zararları

    • Abstract: Bu çalışma, kimyasal mücadelenin az uygulandığı İzmir, Manisa ve Balıkesir illerine ait bazı ilçelerdeki zeytinliklerde Haziran-Ekim 2008’de yürütülmüştür. Örnekleme yapılan her bir ilçede belirlenen 3 bahçenin her birinden 100 meyve (10 ağaçtan) alınıp incelenerek, akarla bulaşık olan ve zarar gören meyve oranları tespit edilmiştir. Preparatları yapıldıktan sonra teşhis çalışmaları sonucu Aceria oleae (Nalepa) ve Aculus olearius Castagnoli (Acari: Eriophyidae) türleri saptanmıştır. Akar türleri bu bölge için yeni kayıt niteliğinde olup genellikle karışık populasyonlar halinde bulunduğu belirlenmiştir. Akarların beslenmeleri sonucunda meyve sap çukurundan başlayan anormal şekillenmeler, kahverengi çatlamış alanlar, bu alanların çevresinde ve arasında beyazımtırak gümüşi renkli kısımlar oluşmuştur. Akar populasyonunun düşük olduğu meyvelerde zarar simptomları görülmemiş ve temmuz ortasından sonra alınan meyve örneklerinde akara rastlanmamıştır. Sulanan zeytinliklerdeki meyvelerde, sulanmayanlarınkine göre daha belirgin zarar simptomları gözlenmiştir. En yüksek bulaşıklık oranları; Urla’da %82, Bayındır’da %79, Karaburun’da %43, Akhisar’da %35 ve Bornova’da %26 olarak tespit edilmiştir. En yüksek zarar oranları Bayındır’da %59, Burhaniye’de %56, Havran’da %40, Edremit’te %40, Akhisar’da %27, Bornova’da %22, Urla’da %22, Karaburun’da %19, Gömeç’te %8 olarak tespit edilmiştir. Zarar simptomları gösteren meyvelerin sofralık özelliklerinin olumsuz yönde etkilendiği gözlenmiştir. 
      PubDate: Thu, 05 Jul 2012 00:00:00 +030
       
  • Aydın İli’nde Zeytin Bakteriyel Dal Kanseri
           Hastalığı (Pseudomonas savastanoi pv.
           savastanoi)’nın Tespiti ve Tanılanması

    • Abstract: Pseudomonas savastanoi pv. savastanoi ’nin neden olduğu zeytin dal kanseri hastalığı zeytin ağaçlarında önemli ekonomik kayıplara neden olmaktadır. Aydın İlindeki sekiz ilçede (Söke, Koçarlı, Çine, Nazilli, Karacasu, Bozdoğan, Buharkent, Kuyucak) 2006 ve 2007 yıllarında yapılan surveylerde, 189 adet dal ve sürgün örneği toplanılmıştır. Etmenin izolasyonu ve tanılanmasında başlıca PVF1 ve King B besi yerlerinde gelişim, NSA’ da levan oluşumu, 370C’ de gelişim, oksidaz testi, esculin hidrolizi, pektolitik aktivite testi, arginine dehidrolaz testi, jelatinin hidrolizi, tütün yaprağında aşırı duyarlılık reaksiyonu, nitrat redüksiyonu, üreaz aktivitesi, erythritol, mannitol, sorbitol ve sakkaroz kullanımı, D- arabinoz, nitrat indirgenmesi, IAA üretimi, yumurta sarısı testi testleri kullanılmıştır. Patojenin moleküler tanısında, PCR  ile iaal ve hrc gen bölgeleri çoğaltılmıştır. Patojenisite testleri zeytin ve zakkum fidanlarının sürgünlerinde gerçekleştirilmiş, P. s. pv. savastanoi izolatlarının tümünün zeytinde ur oluşturma kabiliyetinde olduğu gözlenmiştir. Biyokimyasal, morfolojik, fizyolojik ve PCR testlerinden elde edilen bulgulara göre, 85 örnekte P. s. pv. savastanoi tanılanmış ve il genelinden toplanan örneklerde etmenin yaygınlık oranı %44,9 olarak belirlenmiştir. 
      PubDate: Sun, 01 Jul 2012 00:00:00 +030
       
 
 
JournalTOCs
School of Mathematical and Computer Sciences
Heriot-Watt University
Edinburgh, EH14 4AS, UK
Email: journaltocs@hw.ac.uk
Tel: +00 44 (0)131 4513762
Fax: +00 44 (0)131 4513327
 
About JournalTOCs
API
Help
News (blog, publications)
JournalTOCs on Twitter   JournalTOCs on Facebook

JournalTOCs © 2009-2015