for Journals by Title or ISSN
for Articles by Keywords
help

Publisher: Süleyman Demirel Üniversitesi   (Total: 1 journals)   [Sort by number of followers]

Showing 1 - 1 of 1 Journals sorted alphabetically
Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi     Open Access  
Journal Cover Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi
  [0 followers]  Follow
    
  This is an Open Access Journal Open Access journal
   ISSN (Print) 1300-7688 - ISSN (Online) 1308-6529
   Published by Süleyman Demirel Üniversitesi Homepage  [1 journal]
  • Kapak ve İçindekiler

    • Abstract: Bu dergi, aşağıda listelenen veri tabanları tarafından taranmaktadır / This journal is indexed by the following abstracting and indexing databasesBASE, CAB s, CAS (Chemical s Service), CiteFactor, DOAJ, DRJI, EBSCO Discovery Service (EDS), Google Scholar, JournalTOCs, OAJI, ResearchBib, Ulakbim TR Dizin (Mühendislik ve Temel Bilimler), WorldCat (OCLC), Zentralblatt MATH
      PubDate: 2016-08-15
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • A Comparison of Confidence Interval Methods of Fixed Effect in Nested
           Error Regression Model

    • Abstract: Linear mixed-effects models are very popular and powerful tools in many scientific fields such as zoology, biology, and education.  Estimators of fixed effects do not only depend on the variances of error terms but they also depend on random terms in mixed-effect models. When the distributions of random effects are unknown or enough sample size cannot be obtained, standard methods may fail. This study aims to determine a promising confidence interval method among existing methods in terms of coverage probability of true value of parameter. Standard and parametric bootstrap-based confidence interval methods for nested error regression model were compared in the simulation study under small samples. It is observed that parametric bootstrap-based method provides better coverage rates for small intra-correlation and profile likelihood method usually provides better results for moderate and strong correlation.

      PubDate: 2016-07-26
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Kıvırcık Cüce Koşin (Gallus gallus) Testisindeki Bazı
           Glikokonjugatların Lektin Histokimyasal Olarak Belirlenmesi

    • Abstract: Bu çalışmada Kıvırcık Cüce Koşin (Gallus gallus) testisindeki bazı glikokonjugatların lektin histokimyasal yöntemle belirlenmesi amaçlandı.  Glikokonjugat içeriğinin belirlenmesi amacıyla alınan doku kesitleri horseradish peroxidase  (HRP) bağlı Canavalia ensiformis aglutinin (Con A), Glycine max aglutinin (SBA), Ulex europaeus aglutinin (UEA-I), Arachis hypogaea aglutinin (PNA) ve Triticum vulgaris aglutinin (WGA) lektinleri ile inkübe edildi. Uygulanan lektin histokimyasal yöntemler sonucunda spermatagonyum ve Leydig hücrelerinde çok güçlü Con A reaksiyonu gözlenirken, lamina proprianın peritübüler hücrelerinde reaksiyona rastlanmadı. Primer spermatositlerde orta yoğunlukta PNA, çok güçlü WGA reaksiyonu gözlendi. Buna karşılık bazal laminada SBA’ya karşı reaksiyon gözlenmezken, UEA-I’e karşı çok güçlü reaksiyon saptandı. Sertoli hücrelerinde Con A, SBA ve UEA I lektinlerinde orta yoğunlukta, PNA ve WGA’ da ise zayıf reaksiyon tespit edildi. Sonuç olarak sekonder spermatosit ve erken dönem spermatid aşamasındaki hücrelerdeki glikokonjugatların α-D-Mannoz (α-D-Man), α-D-Glikoz  (α-D-Glc) ve α-L-Fukoz (α-L-Fuc) içeriğinin diğer spermatojenik hücrelere göre az olduğu, tüm spermatojenik hücrelerdeki glikokonjugatın yoğun miktarda siyalik asit içerdiği saptandı. Leydig hücrelerindeki glikokonjugatın ise dağılımı araştırılan tüm şeker rezidülerine sahip olduğu belirlendi.

      PubDate: 2016-07-18
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Tuta absoluta ve Macrosiphium euphorbiae’nin Domates Bitkisinde Dikey
           Dağılımı

    • Abstract: Solanaceae familyasından olan domates (Solanum lycopersicum L.) bir yıllık bir sebze türüdür. Ülkemizde domates üretimini olumsuz yönde etkileyebilecek pekçok hastalık, zararlı ve yabancı ot bulunmaktadır. Zararlıların konukçu bitki üzerindeki dağılımı, doğal düşmanlarınca aranma faaliyet başarısını önemli derecede etkilemektedir. Bu çalışmada yetiştirme sezonu boyunca, domatesin ana zararlısı konumunda olan Tuta absoluta (Meyrick, 1917) (Lepidoptera: Gelechiidae) ve yine domateste önemli ekonomik kayıplara neden olan Macrosiphium euphorbiae Thomas, 1878 (Hemiptera: Aphididae)’nin sera alanında ve açık alanda yetiştirilen domates bitkilerindeki dikey dağılımı ayrı ayrı olmak üzere incelenmiştir. Sera alanında çalışmanın ilk yılında M. euphorbiae erginlerinin alt>üst>orta yapraklarda, çalışmanın ikinci yılında ise orta>üst>alt yapraklar şeklinde sıraladığı belirlenmiştir. Çalışmanın ilk yılında T. absoluta larvalarının alt>üst>orta yapraklarda, çalışmanın ikinci yılında ise orta>üst>alt yaprak şeklinde sıralandığı gözlenmiştir. Açık alanda çalışmanın ilk yılında M. euphorbiae erginleri alt>orta>üst yapraklarda, çalışmanın ikinci yılında ise üst>orta>alt yaprak şeklinde sıralandığı belirlenmiştir. T. absoluta larvalarının çalışmanın her iki yılında da üst>orta>alt yaprak şeklinde sıralandığı tespit edilmiştir.
      PubDate: 2016-07-18
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Gastroözofageal Reflü Hastalığının Ayrık Dalgacık Dönüşümü
           Kullanarak EGG Sinyallerinden Teşhisi

    • Abstract: Gastroözefageal reflü hastalığı; alt özofagus kapağının işlevini yitirmesi üzerine midedeki besinlerin yemek borusuna geri kaçışı olarak tanımlanmaktadır. Teşhisi invaziv tekniklerle yapılmaktadır. Teşhiste altın standart olarak ph-metre tekniği kabul edilmektedir ve bu yöntem bazı dezavantajlara sahiptir. Elektrogastrogram (EGG) mide elektriksel aktivitesinin deri yüzeyinden elektrotlar ile non-invaziv ölçümüdür. Bu çalışmada, Gastroözefageal reflü hastaları ve sağlıklı bireylerden kaydedilen EGG sinyalleri Ayrık Dalgacık Dönüşümü (ADD) ve Güç Spektral Yoğunluğu (GSY) grafikleri kullanılarak analiz edilmiştir. Bu çalışmadaki temel amaç, reflü hastalığının teşhisini EGG sinyalleri ile sağlayabilecek özellikler elde etmektir. Gerçekleştirilen çalışma sonucunda kullanılan tekniklerle, reflü hastalarına ve sağlıklı bireylere ait EGG sinyallerini ayırt edebilecek öznitelikler elde edilmiştir. Ayrıca Reflü hastalığının teşhisi için elektrotların yerleşiminde kullanılacak en uygun noktaların seçimi sağlanmıştır.
      PubDate: 2016-06-29
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Kompleks Koaservasyon Metoduyla Kitosan-Poli (vinil alkol) Duvarlı
           N-hekzadekan Çekirdekli Mikrokapsüllerin Hazırlanması ve
           Karakterizasyonu

    • Abstract: Bu çalışmada, n-hekzadekan içeren mikrokapsüller fiziko kimyasal bir yöntem olan kompleks koaservasyon metoduyla üretilmiştir. Bu yöntemde,  polikatyon ve polianyon polimerlerinin pH değişimine bağlı olarak kompleks oluşturması neticesinde çekirdek madde etrafında polimerce zengin bir duvar oluşumu gerçekleştirilmektedir. Bu yöntemde en önemli nokta pH’ın polimerlerin pozitif veya negatif yüklü olduğu değere ayarlanmasıdır. Bu şekilde oluşturulan kompleks mikrokapsül duvar yapısı daha sonra çapraz bağlayıcı madde ilavesi ile sağlamlaştırılmaktadır. Bu çalışmada mikrokapsüllerin duvar yapısını oluşturmak için polikatyon polimer olarak kitosan(CH), polianyon polimer olarak ise polivinil alkol (PVA) polimeri kullanılmıştır. Çalışmada sırasıyla farklı HLB (Hidrofilik-Lipofilik Denge) değerlerine sahip, Span 20(8,6), Tween 20(16,7) Tween 40(15,6) ve Tween 80(15,0) yüzey aktif maddeler emülsiyonlaştırıcı olarak kullanılmıştır. Mikrokapsül üretiminde duvar/çekirdek oranı 1:1,5 olarak seçilirken duvar oranı 0.5:1 olarak belirlenmiştir. Üretimi gerçekleştirilen kapsüllerin parçacık boyutu ve boyut dağılımı parçacık büyüklüğü dağılım (PSD) analizi, morfolojileri taramalı elektron mikroskobu (SEM), kimyasal yapıları FT-IR spektroskopisi ve ısı depolama ve yayma özellikleri diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) ile belirlenmiştir.
      PubDate: 2016-06-28
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Antalya İlinde Portakal Bahçelerinde Gözlenen Önemli Zararlı ve
           Yararlı Böcek Popülasyonları

    • Abstract: Bu çalışmada, 2014 yılında, Antalya ilinde bulunan iki portakal bahçesinde önemli zararlı ve yararlı böcek popülasyonları belirlenmiştir. Bahçelerde ağırlıklı olarak portakal bulunması nedeniyle örneklemeler de bu tür üzerinde yapılmıştır. Çalışma süresince zararlılara karşı herhangi bir mücadele yöntemi uygulanmamıştır. Çalışmada örneklerin toplanması için gözle kontrol yöntemi, yaprak, sürgün, meyve örnekleme yöntemi, darbe ve tuzakla yakalama yöntemi kullanılmıştır. Çalışma sonucunda zararlı türler olarak Tetranychus urticae (Koch) (Acarina: Tetranychidae), Empoasca decipiens (Paoli), Asymmetrasca decedens (Paoli) (Hemiptera: Cicadellidae), Dialeurodes citri (Ashmead), Aleurothrixus floccosus (Maskell) (Hem.: Aleyrodidae), Aphis craccivora (Koch) (Hem.: Aphididae), Icerya purchasi Maskell (Hem.: Margarodidae), Coccus hesperidum (Linnaeus), Ceroplastes floridensis (Comstock) (Hem.: Coccidae), Aonidiella aurantii (Maskell), Aonidiella citrina (Coquillet), Parlatoria pergandii (Comstock) (Hem.: Diaspididae), Planococcus citri (Risso) (Hem.: Pseudococcidae), Ceratitis capitata (Wiedemann) (Diptera: Tephritidae) ve Phyllocnistis citrella (Stainton) (Lepidoptera: Gracillaridae) saptanmıştır. Bunlardan E. decipiens (Paoli), A. decedens (Paoli), A. floccosus (Maskell), A. aurantii (Maskell) ve Parlatoria pergandii (Comstock) en yaygın türler olarak belirlenmiştir. Ayrıca 2 takıma bağlı 7 avcı ve asalak tür saptanmıştır. Bu türler: Chrysoperla carnea (Stephens) (Neuroptera: Chrysopidae), Coccinella septempunctata L., Chilocorus bipustulatus L., Rhyzobius lophantae (Blaisdell), Oenopia conglobata (L.) (Coleoptera: Coccinellidae), Aphytis melinus DeBach ve Comperiella bifasciata (Coleoptera: Aphelinidae)’ dır. Çalışmada ayrıca zararlı iki cicadellid türü ile A. floccosus, A. aurantii, P. pergandii, C. capitata‘nın ve doğal düşmanlardan C. carnea’nın, coccinellidlerin, A. melinus ve E. citrina‘nın popülasyon değişimleri incelenmiştir.
      PubDate: 2016-06-28
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Bazı Ayçiçeği (Heliathus annuus L.) Çeşitlerinin Çimlenme,
           Çıkış ve Verimi Üzerine Tohum Uygulamalarının Etkileri

    • Abstract: Bu araştırma, bazı ayçiçeği çeşitlerinin çimlenme, çıkış ve verimi üzerine tohum uygulamalarının etkilerini belirlemek amacıyla yürütülmüştür. Çalışmada Sanbro MR, Bosfora ve Transol ayçiçeği çeşidi tohumlarına 500 mg/L potasyum nitrat (KNO3) ve 16 saat hidrasyon uygulamaları yapılarak laboratuvar şartlarında çimlenme, serin test, düşük sıcaklık testi ve hızlı yaşlandırma testi, tarla koşullarında çıkış, verim ve verim ögeleri ile yağ oranları incelenmiştir. Araştırma sonuçları tohum uygulamalarının çimlenme yüzdesini, kök uzunluğunu, sürgün uzunluğunu, fide yaş ve kuru ağırlığını artırdığını, ortalama çimlenme süresini ise kısalttığını göstermiştir. Hidrasyonun olumsuz koşullarda ayçiçeği tohumlarının çimlenmesini artırmak bakımından en etkili yöntem olduğu belirlenmiştir. Tarla denemelerinde ise tohum uygulamalarının çıkış yüzdesini, dekara tane verimini ve yağ oranını artırdığı tespit edilmiştir. Sonuç olarak, tohum uygulamalarının ayçiçeğinde gerek çimlenme ve fide gelişimi gerekse çıkış ve tane verimini olumlu ve önemli şekilde etkilediği belirlenmiştir. Çeşitler farklı tepkiler göstermesine rağmen, hidrasyon uygulamasının kolay, ucuz ve kimyasal madde gerektirmemesi nedeniyle ayçiçeği tohumlarında kullanılabileceği sonucuna varılmıştır.
      PubDate: 2016-06-26
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Kültürel Peyzaj Değeri Açısından Yörük Kültürünün İrdelenmesi

    • Abstract: Kültürel peyzaj kavramı, tarihi süreç içinde insanoğlu faaliyetleri sonucu doğal peyzajın bütüncül veya bir bölümünün etkilenmesi, değişime uğraması ile kendine özgü bir karaktere sahip peyzajlar olarak tanımlanabilmektedir. Anadolu’nun tarihi süreç içinde özellikle “Yörük Kültürü” doğal çevresi ile birlikte çok zengin peyzaj kültürünü barındırmaktadır. Bu kültürün en önemli farklılığı Toros dağları coğrafyasında doğal şartlardan kaynaklanan yaşam şartlarının zorluğu, hayatta kalabilmek ve varlıklarını devam ettirebilmek için doğayla uyumlu çok yönlü faydalanma kültürü şeklinde ortaya çıkmaktadır. Bu dengeli uyum barındıkları evden, tüm üretim araçlarında, el sanatlarında, sözlü edebiyatlarında, tedavi yöntemlerinde, yemek kültüründe, örf ve adetlerinde ve doğal peyzajda görmek mümkündür. Ancak söz konusu mevcut kültür peyzajın doğal çevresiyle birlikte miras değeri olarak farkındalığına varılamaması, giderek yozlaşması ve yok olması tehlikesiyle karşı karşıya kaldığı görülmektedir. Bu çalışmada, yerli ve yabancı kaynaklar taranmak suretiyle kültürel peyzaj kavramı ve çerçevesi irdelenmiş ve tartışılmıştır. Yöntem olarak, katılımcı hızlı kırsal değerlendirme yöntemi (KHKDY) ve GZFT analizi kullanılarak alan ile ilgili veriler analiz edilmiştir. Sonuçta, buna yönelik Karacaşehir köyü bütüncül stratejik eylem planı konsepti hazırlanmıştır.
      PubDate: 2016-06-15
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Kunduz Yöresi (Vezirköprü) Ormanlarında Saçlı Meşe (Quercus cerris
           L.) Türünün Potansiyel Dağılım Modellemesi

    • Abstract: Saçlı meşe (Quercus cerris L.) ülkemizin tepelik ve dağlık orman alanlarında yayılış gösteren önemli ağaç türlerimizden birisidir. Bu çalışmada türün Kunduz Yöresi (Vezirköprü) sınırları içerisinde var-yok verilerinden faydalanılarak Sınıflandırma ve Regresyon Ağacı Tekniği (SRAT) ile potansiyel dağılım alanlarının modellenmesi amaçlanmıştır. Bu amaçla 2014 ve 2015 yaz ayları boyunca toplam 586 örnek alanda (100x100 m) arazi çalışması yapılmıştır. Çalışmada toplam 223 örnek alanda saçlı meşe türü tespit edilmiştir. Ayrıca yöre için oluşturulan sayısal altlıklardan faydalanılarak bağımsız değişken konumunda toplam 21 adet çevresel değişken verisi elde edilmiştir. Daha sonra bu değişkenler ile yapılan istatistiksel değerlendirmeler neticesinde türün yöredeki potansiyel dağılım alanları modellenmiştir. SRAT yönteminden elde edilen sonuçlara göre türün yöredeki potansiyel dağılımında etkili olan değişkenlerin sırasıyla yükselti, radyasyon indeksi ve matakumtaşı anakaya formasyonları olduğu tespit edilmiştir. Bu durum yörede yükseltiye bağlı olarak meydana gelen iklimsel değişimlerin türün potansiyel dağılımına etki eden en önemli faktör olduğu sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Dolaysıyla bu tür ile yörede yapılacak orman işletmecilik faaliyetlerinde iklim özelliklerinin mutlak suretle göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Diğer yandan modelde radyasyon indeksi ve anakaya formasyonunun önem arz etmesi ise yörede türün potansiyel dağılımında kısmen lokal iklim ve toprak koşullarının da etkili olabileceği sonucunu ortaya çıkarmıştır.
      PubDate: 2016-06-13
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Kokulu Ardıç (Juniperus foetidissima Wild.) Fidanlarının Morfolojisi,
           Kök Gelişme Potansiyeli ve Karbonhidrat İçeriği Üzerinde Yetiştirme
           Sıklığının Etkileri

    • Abstract: Bu çalışmada, 1+0 yaşlı çıplak köklü kokulu ardıç (Juniperus foetidissima Wild.) fidanlarında yetiştirme sıklığının fidan morfolojisi, kök gelişme potansiyeli ve toplam karbonhidrat içeriği üzerindeki etkileri incelenmiştir. Ayrıca fidanların TS2265/Mart 1976 ve TS2265/Şubat 1988 tarihli fidan kalite standartlarına göre değerlendirmeleri yapılmıştır. Ekim yastığındaki 1 m2 lik alanlarda 7 ekim çizgisi üzerinde biri kontrol olmak üzere 6 farklı yetiştirme sıklığı işlemi [100, 150, 200, 300, 400, 700 (kontrol) fidan/m²] uygulanmıştır. Çalışma sonuçlarına göre, yetiştirme sıklığı kök boğazı çapı, fidan boyu, gövde, kök ve fidan kuru ağırlığı, gövde/kök oranı, kök yüzdesi, Gürbüzlük belirteci, Dickson kalite indeksi,  toplam kök karbonhidrat içeriği ve kök geliştirme potansiyeli üzerinde etkili olmasına karşın, yan dal sayısı üzerinde etkili değildir. Metrekarede 100 adet fidanın bulunduğu işlemde yer alan bireyler daha büyük kök boğazı çapına, gövde kuru ağırlığına ve daha yüksek kök gelişme potansiyeline sahiptir. Çalışma sonuçlarına göre kokulu ardıç türünde hem daha iyi fidan gelişimini sağlamak hem de daha çok sayıda kaliteli fidan elde etmek için ekim çalışmalarında metrekarede 100 adet fidanın bulunmasının Eğirdir Orman Fidanlığı koşullarında uygun olacağı söylenebilir. Ayrıca, bu çalışmanın sonuçları fidanlıkta en fazla 400 fidan/m² sıklığının kullanılabileceğini de işaret etmektedir.
      PubDate: 2016-06-13
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Bazı Uçucu Yağların Myzus persicae ve Avcısı Chrysoperla carnea
           Üzerindeki Etkileri

    • Abstract: Bu çalışmada, laboratuvar koşullarında farklı bitkisel uçucu yağların Şeftali yeşil yaprakbiti Myzus persicae (Sulz.) (Hemiptera: Aphididae) ve bu zararlının avcısı olan Chrysoperla carnea (Stephens) (Neuroptera: Chrysopidae) üzerindeki etkisi belirlenmiştir. Denemeler 25±1° C sıcaklığa, %60±5 ve 16:8 aydınlatma koşullarına sahip iklim odalarında gerçekleştirilmiştir. Yaprak biti bireyleri biber bitkileri (Capsicum annuum L.) üzerinde üretilirken, avcılar bu afit ile beslenmiştir.  Bitkisel yağların etkileri püskürtme yöntemi ile araştırılmıştır. Kontrol uygulamalarında saf su kullanılmıştır. Uygulamadan 1., 3., 5. ve 7. günden sonra ölü ve canlı bireyler sayılmıştır. Bitkisel yağların etkisi Abbott formülü kullanılarak değerlendirilmiştir. Denemeler 5 tekerrürlü olarak yürütülmüştür. Elde edilen sonuçlara göre; karanfil, lavanta ve ardıcın M. persicae üzerindeki 7. gündeki etkisi sırasıyla %78.26, %69.57 ve %47.83 olarak bulunmuştur. Uygulanan tüm uçucu yağların C. carnea için zararsız olduğu görülmüştür.
      PubDate: 2016-06-11
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Gezgin Satıcı Problemi İçin Merkezden Kenarlara
           Hipersezgisel Yöntem

    • Abstract: Bu makalede Gezgin Satıcı Problemi için yeni bir hipersezgisel algoritma önerilmiştir. Bu yöntemde önce N adet şehir içerisinden merkez şehir ve 4 uç şehir seçilip, sonra ise merkez ile ikişer-ikişer uç şehirlerin orta noktaları belirlenerek merkez şehirden başlanarak bu 9 şehirden geçen bir devre oluşturulmuştur. Daha sonra “en kısa yol” ve “ekleme sezgiseli” algoritmaları kullanılarak bulunan devre tüm şehirlerden geçecek şekilde genişletilmiştir.  Önerilen algoritmalar ile kütüphane problemleri üzerinde hesaplama denemeleri yapılmış, elde edilen sonuçlar “en yakın komşu” algoritmasından elde edilen sonuçlar ile karşılaştırılmıştır. Hesaplama denemeleri önerilen algoritmanın verimli olduğunu göstermektedir.
      PubDate: 2016-06-10
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Endüstriyel Bir Taşıma Sisteminde Alternatif Sistemlerin ve
           Enerjilerinin Karşılaştırılması

    • Abstract: Günümüzde işletme maliyetlerini etkileyen en büyük gider kalemlerinden birisi taşıma ve nakliye harcamalarıdır. Özellikle Akdeniz Bölgesi ve Isparta çevresi düşünüldüğünde maden işletmelerinin fazlalığı, mermer ocaklarının ihracata olan katkısı da hesap edildiğinde bu konuda bir maliyet düşürme çalışmasını zorunlu kılmıştır. Bugün çevremizde açılan ocakların jeolojik konumuna baktığımızda dağlık bölgeler, engebeli alanlar, ulaşımın zor veya hiç olmadığı kesimlerde yer almaktadır. Bu durum, mevcut işletmeler ve yeni açılacak olan işletmelerde büyük bir zorluk yaratmaktadır. Kurulmak istenen maden ocağının ulaşıma elverişli olması için yapılan yol yatırımları ne yazık ki maliyeti büyük ölçüde arttırdığı gibi kesilen ağaçlar ve oluşturulan yollar da hesap edildiğinde ekolojik sisteme verdiği zarar da yadsınamaz. Sadece yol yapım sürecinde verilen zarardan ziyade yolun tamamlanmasının ardından ocaktan çıkarılan hammaddenin nakliyesi kısmında kullanılan yük taşıma araçlarının içten yanmalı motorlarından çıkan emisyon gazları da çevreye büyük ölçüde zarar vermektedir. Bu araçlarda kullanılan akaryakıt her geçen gün ekonomik olarak dışa bağımlılığı da arttırmakta olan bir negatif durumdur. Tüm bu etkenler düşünüldüğünde ocaklardan çıkarılan ham maddenin taşınması için çevreye daha duyarlı ve giderleri azaltarak maliyeti düşürecek alternatif bir sistemin ortaya konması elzem hale gelmiştir. Bu çalışmada mevcut taşıma sistemlerine alternatif bir taşıma sistemi araştırılmış ve bu sisteminin enerji maliyetleri, alternatif enerji kaynaklarıyla beslenmesi durumunda ortaya çıkacak maliyet tablosu değerlendirilmiştir. Bu değerlendirmelerden sonra olası mantıklı çözümler sunulup tartışılmıştır.
      PubDate: 2016-06-10
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Dry Matter Yields and Some Quality Features of Alfalfa (Medicago sativa
           L.) Cultivars under Two Different Locations of Turkey

    • Abstract: This research was conducted to determine the dry matter yields and some quality features of alfalfa cultivars in Ankara and Isparta locations of Turkey. In this study, six alfalfa cultivars, (Daisy, Prosementi, Savas, Bilensoy, Gea) which one of them is candidate were tested in the randomized block design with three replications in 2007-2009 growing seasons. According to the results, significant differences were determined in terms of plant height, main stem diameter, stem number, dry matter yield, crude protein ratio, ADF and NDF contents of alfalfa cultivars. The highest plant heights were determined from Candidate and Prosementi in Ankara, Candidate, Bilensoy and Prosementi in Isparta. The highest stem numbers were determined in Prosementi, Bilensoy and Candidate in Isparta location. Daisy and Candidate had the highest crude protein content and they had the lowest NDF and ADF contents in both locations of the study. While the highest dry matter yield was obtained from Candidate in Ankara, it was obtained from Candidate and Daisy in Isparta. At the end of the study, for the high dry matter yield and quality candidate cultivar is more suitable for Ankara, while candidate and daisy cultivars are more suitable for Isparta location. 
      PubDate: 2016-06-08
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Uşak İli Nohut Ekim Alanlarında Nohut Yapraksineği [Liriomyza cicerina
           (Rondani, 1875) (Diptera: Agromyzidae)]’nin Biyolojisi ve Bulaşıklık
           Oranının Belirlenmesi

    • Abstract: Bu çalışma, 2014 yılında Uşak İlinde nohutun önemli zararlılarından biriolan Liriomyza cicerina (Diptera: Agromyzidae)’nın biyolojisinin takibi ve bulaşıklık oranının belirlenmesi amacıyla yapılmıştır. Yapılan gözlem ve sayımlar sonucunda, L. cicerina’nın ilk erginlerinin nisan ayının ikinci haftasından itibaren çıkmaya başladığı, mayıs ayı sonunda yükseliş gösterdiği ve bu yükselişin haziran ayı sonunda da tekrarlandığı tespit edilmiştir. Söz konusu zararlının larvalarının nisan ayının son haftasından itibaren nohut yaprakçıklarındaki galerilerde görüldüğü, mayıs ayı sonunda larva sayısının artış gösterdiği, bu artışın haziran ayının son haftasında tekrarlandığı belirlenmiştir. Bu verilere göre, zararlının Uşak İli tarla şartlarında 2 döl verdiği sonucuna ulaşılmıştır. Ayrıca, zararlının parazitoidi olarak Opiusmonilicornis Fischer (Hymenoptera: Braconidae) tespit edilmiştir. Çalışmanın yapıldığı yerlerde, ortalama bulaşıklık oranları sırasıyla; Merkez’de %100, Banaz’da %92, Karahallı’da %50 ve Eşme’de %21 olarak belirlenmiştir.
      PubDate: 2016-06-07
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • İki Ononis Türünün Antioksidan Aktivitelerinin Karşılaştırılması

    • Abstract: Ononis türleri Anadolu geleneksel halk hekimliğinde çeşitli rahatsızlıklar için kullanılmaktadır Bu çalışmada, iki Ononis türünden (O. pubescens ve O. ornithopodioides) elde edilen iki özütün (etil alkol ve su) antioksidan aktvite araştırıldı. Antioksidan etkiler serbest radikal (DPPH ve O2.), β-karoten ağartma yöntemi, indirgeme gücü ve metal şelatlama testleri içeren farklı test sistemleri ile değerlendirildi. Ayrıca, her bir özüt için toplam fenolik ve flavonoit miktarı da hesaplandı. Toplam fenolik ve flavonoit madde miktarı gibi antioksidan aktivite de kullanılan çözücüyle güçlü bir ilişki göstermektedir. Bu çalışmadan elde edilen sonuçlar Ononis türlerinin gıda ve farmasötik uygulamalarda doğal ajanların bir kaynağı olarak faydalı olabileceğini göstermiştir.
      PubDate: 2016-06-06
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Batı Akdeniz Sahil Kuşağından Toplanan Yonca (Medicago sativa L.)
           Populasyonlarının Moleküler Karakterizasyonu

    • Abstract: Medicago tür ve populasyonlarında moleküler markırlar kullanılarak genotipik varyasyon seviyesini belirlemek yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu çalışmada; Batı Akdeniz sahil kuşağında yer alan, Antalya iline ait 13 ilçede, 26 farklı lokasyonda, doğal vejetasyondan toplanan üstün yonca genotipleri klon yöntemi ile çoğaltılmıştır. Elde edilen 26 genotip ve 2 standart çeşidin aralarındaki benzerlikler, Basit Tekrarlı Sekanslar (SSR) moleküler analiz tekniğiyle, 15 adet primer kullanılarak belirlenmiştir. SSR primerlerinin % 99,7’si polimorfik bant vermiştir. Araştırma sonucunda; kümeleme analizi sonucu oluşan dendograma göre yonca genotipleri 2 ana ve 4 alt gruba ayrılmıştır. Birinci ana grup % 60, ikinci ana grup ise % 65 seviyesinde kendi içerisinde iki alt gruba ayrılmıştır. Benzerlik katsayıları 0.58-0.88 değerleri arasında değişim göstermiştir. En yakın genetik benzerlik Kaş-2 ve Çeşit-1 arasında bulunurken, en uzak ise Gazipaşa-1-Kumluca-2 genotipleri arasında bulunmuştur. Elde edilen bu sonuca göre Batı Akdeniz sahil kuşağından toplanan yonca genotipleri arasında genetik olarak önemli bir varyasyonun olduğu tespit edilmiştir.
      PubDate: 2016-06-06
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Dokuma Karbon Elyaf Takviyeli Karbon Nano Tüp-Epoksi Kompozit
           Malzemelerin Mekanik ve Termal Karakterizasyonu

    • Abstract: Bu çalışmada karbon elyaf takviyeli-karbon nano tüp ile modifiye edilmiş epoksi kompozit malzemelerin üretilmesi ve üretilen kompozit malzemelerin mekanik, termal ve kırılma yüzeylerinin karakterizasyonu hedeflenmiştir. Bu hedef doğrultusunda matris elemanı olarak çok katmanlı karbon nano tüp içeren epoksi nano kompozit, dokuma karbon kumaş ise 4/4 dimi takiveye elemanı olarak kompozit malzeme üretiminde kullanılmıştır. Çalışma kapsamında ayrıca, karbon nano tüp ile matris modifikasyonu işleminin etkisini belirlemek için saf epoksi reçine sisteminin matris malzemesi olarak kullanıldığı kompozit numuneleri de üretilmiştir. Üretilen kompozitlerde karbon nano tüp ile matris modifikasyonu işleminin mekanik performans özellikleri üzerindeki etkisi çekme, eğilme ve düzlem içi kayma testleri ile değerlendirilmiştir. Kompozit malzemlerin termal karakterizasyonu ise simültane termal analiz ünitesinde (TG-DTG/TG-DSC/TG), diferansiyel termal gravimetre (TG-DTG) ve diferansiyel taramalı kalorimetre (DSC) analizleri ile yapılmıştır. Çekme testi sonucu kırılmış veya hasarlı parçalardan optik mikroskop ve taramalı elektron mikroskobu (SEM) cihazı ile alınan yüzey görüntüleri incelenerek kompozit malzemelerde hasar ilerleme mekanizmaları tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, epoksi reçine sistemine karbon nano tüp dispersiyonu ile karbon elyaf takviyeli polimerik kompozit malzemelerin mekanik ve termal özelliklerinde iyileşmeler sağlandığını göstermektedir. Ayrıca, SEM ve optik mikroskop görüntüleri de mekanik karakterizasyon aşamasında elde edilen kompozit malzeme performans iyileşmesini desteklemektedir.
      PubDate: 2016-06-04
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Lale Yetiştiriciliğinde Büyüme, Gelişme, Kalite ve Erkencilik
           Üzerine Gibberellik Asit (GA3) Uygulamalarının Etkileri

    • Abstract: Araştırma, Cafe noir ve Conqueror lale çeşitlerinin sürme zamanı, sürme oranı, yaprak sayısı, çiçek açma zamanı, çiçek çapı, çiçek boyu, çiçeklenme süresi, çiçeklenme oranı, bitki boyu, çiçek sap uzunluğu, soğan sayısı, soğan ağırlığı üzerine farklı Gibberellik Asit (GA3) dozlarının (100, 300, 500 ve 700 ppm) ve uygulama sürelerinin (30 ve 60 dakika) etkilerinin belirlenmesi amacıyla cam serada yürütülmüştür. Araştırmada yetiştirme ortamı olarak %50 kompost, %30 perlit, %20 bahçe toprağı kullanılmıştır. Araştırmada, lalenin büyüme, gelişme, erkencilik ve kalite özellikleri üzerine uygulamaların ve çeşitlerin etkileri önemli bulunmuştur. Lale yetiştiriciliğinde GA3 hormon dozlarının çiçeklenme zamanı, çiçeklenme oranı, çiçek sap uzunluğu,  bitki boyu, soğan sayısı ve soğan ağırlığı bakımından; hormon uygulama sürelerinin ise bitki boyu ve soğan ağırlığı bakımından önemli olduğu saptanmıştır. Tüm uygulamalardan %99’un üzerinde bir sürme oranı elde edilmiştir. Conqueror çeşidinin Cafe noir çeşidine göre 9 ile 15 gün kadar erken sürdüğü belirlenmiştir. Uygulamalara göre ilk çiçeklenme dikimden itibaren 47 ile 65 gün içinde gerçekleşmiştir. Conqueror çeşidinde ilk çiçeklenme 13 Ocakta 60 dakika 300 ppm GA3 uygulamasından;  Cafe noir çeşidine ilk çiçeklenme 31 Ocak’ta 60 dakika 700 ppm GA3 uygulamasından elde edilmiştir.
      PubDate: 2016-06-02
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Köyceğiz Gölü ve Dalyan Kanallarında Kıyı Kenar Çizgisinin UA ve
           CBS Teknikleri ile Belirlenmesi, Alanda Karşılaşılan Sorunlar

    • Abstract: Köyceğiz-Dalyan Havzası, sahip olduğu doğal-kültürel varlık ve değerleri sebebiyle 1988 yılında ülkemizin ilk Özel Çevre Koruma Bölgesi (ÖÇKB) olarak ilan edilmiştir. Yöre; su ve kıyı ekosistemini oluşturan Köyceğiz Gölü, Dalyan Kanalları, Dalyan Lagün Ağzı ve İztuzu kıyısı ile uluslararası ölçekte önem taşımaktadır. Ancak havzada kıyı kenar çizgisi henüz net bir şekilde ortaya konulmuş değildir. Bu durum kıyı kullanımlarında sorunlara ve kıyı alanları üzerine baskılara neden olmaktadır. Bu çalışmada, Köyceğiz Gölü ve Dalyan Kanallarında uzaktan algılama (UA) ve coğrafi bilgi sistemleri (CBS) kullanılarak, 3621 sayılı Kıyı Kanunu ile Kıyı Kanunun Uygulanmasına Dair Yönetmelik çerçevesinde kıyı kenar çizgisi tespit edilmiştir. Kıyı çizgisi ve kıyı kenar çizgisinin tespitinde, alana ait temel toprak haritalarının, ortofotoların ve güncel uydu verilerinin jeoreferanslama ve sayısallaştırma işlemleri gerçekleştirilmiş, haritalar çakıştırılmış ve arazi kontrolleri ile karşılaştırılmıştır. Sonuç olarak, herkesin eşit ve serbest olarak yararlanmasına açık olan Köyceğiz Gölü, Dalyan Kanalları ve İztuzu kıyısında ‘Kıyıda ve sahil şeridinde planlama ve uygulama yapılabilmesi için kıyı kenar çizgisinin tespiti zorunludur’ kanun hükmünün henüz uygulanmadığı görülmüştür. Yapılan analizlerde ulusal kıyı mevzuatına aykırı kullanımlar tespit edilmiştir. Uzaktan algılama ve coğrafi bilgi sistemleri teknikleriyle bölgede kıyı çizgisi ve kıyı kenar çizgisi tespit edilerek bu çalışmanın bölge kıyılarındaki planlama kararlarında belirleyici olması hedeflenmiştir. 
      PubDate: 2016-06-01
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Elastik Zemine Oturan Çapraz Tabakalı Kompozit Kalın Plakların Serbest
           Titreşim Analizi

    • Abstract: Bu çalışmada, Gâteaux diferansiyel yöntemi kullanılarak Winkler elastik zeminine oturan simetrik çapraz tabakalı kompozit kalın plakların serbest titreşim analizi için fonksiyonel elde edilmiştir. Sınır koşulları ile birlikte elde edilen fonksiyonelin çözümü için karışık sonlu elemanlar yöntemi kullanılmıştır. Yerdeğiştirme, eğilme ve burulma momentleri, dönmeler ve kesme kuvvetleri karışık sonlu eleman modelinde yer alan sekiz temel bilinmeyenlerdir. Analizlerde, tabakalı kalın plak-Winkler elastik zemin etkileşim problemleri, farklı geometri ve malzeme özellikleri ve farklı tabakalanma durumları için incelenmiştir. Fonksiyonel ve karışık sonlu eleman formulasyonunu kullanılarak elde edilen sayısal çözümlerin doğruluğu literatürdeki mevcut sayısal çözümlerin sonuçları ile karşılaştırılarak test edilmiştir. Elde edilen sonuçların uyumlu olduğu gözlenmiştir.
      PubDate: 2016-05-31
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Lif Türü ve İplik İnceliğinin Vortex İplik Özelliklerine Etkisinin
           İncelenmesi

    • Abstract: Yalancı büküm yöntemi içerisinde yeni bir gelişme olarak değerlendirilen vortex iplik üretim sistemi (MVS-Murata Vortex Spinning), yeni iplikçilik sistemleri arasında gelecek vaad eden bir sistem olarak değerlendirilmektedir. Bu nedenle, bu çalışmada lif türü, lif karışımı ve iplik inceliğine bağlı olarak iplik özelliklerindeki değişim analiz edilmiştir. Çalışmada, Ne 20/1, Ne 30/1, Ne 40/1 ve Ne 50/1 dört farklı iplik inceliğine sahip polyester, pamuk-polyester (%30/70) karışımı ve viskon ipliklerin iplik özellikleri yanında Ne 30/1 polyester, pamuk-polyester (%30/70 ve %50/50), viskon, polyester-viskon (%65/35), modal ve pamuk-modal (%50/50) karışımı vortex ipliklerin iplik özellikleri incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar, literatürde mevcut farklı çalışmalarla karşılaştırılmıştır.
      PubDate: 2016-05-27
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Reaction Cross Section Calculations in Neutron Induced Reactions and
           GEANT4 Simulation of Hadronic Interactions for the Reactor Moderator
           Material BeO

    • Abstract: BeO is one of the most common moderator material for neutron moderation; due to its high density, neutron capture cross section and physical-chemical properties that provides usage at elevated temperatures. As it’s known, for various applications in the field of reactor design and neutron capture, reaction cross–section data are required. The cross–sections of (n,α), (n,2n), (n,t), (n,EL) and (n,TOT) reactions for 9Be and 16O nuclei have been calculated by using TALYS 1.6 Two Component Exciton model and EMPIRE 3.2 Exciton model in this study. Hadronic interactions of low energetic neutrons and generated isotopes–particles have been investigated for a situation in which BeO was used as a neutron moderator by using GEANT4, which is a powerful simulation software. In addition, energy deposition along BeO material has been obtained. Results from performed calculations were compared with the experimental nuclear reaction data exist in EXFOR.

      PubDate: 2016-05-26
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Kentsel Dönüşümde Mekânsal Ayrışmayı Azaltmanın Bir Aracı Olarak
           Mahalle Eylem Planı: Konya – Doğanlar Mahallesi Örneği

    • Abstract: Toplumda dezavantajlı grup olan ve çok boyutlu dışlanmalara maruz kalan Romanların yaşadığı mahalleler, mekânsal ayrışmanın en çok görüldüğü kentsel mekânlardır. Özellikle yaşadıkları kentin merkezinde konumlanan Roman mahalleleri, suçun merkezi olarak tehlikeli görülmeleri ve kötü fiziki çevre koşulları nedeniyle, yerel yönetimlerce kentsel dönüşüm projelerinin gerçekleştirilmesinin düşünüldüğü ilk alanlar arasındadır. Makalede, Konya Doğanlar Mahallesi örneğinde, Romanların çok boyutlu sosyal dışlanma ve mekânsal ayrışma sorunlarından yola çıkarak, daha başarılı ve sürdürülebilir bir kentsel dönüşüm projesinin süreci ve “mahalle eylem planı” üzerine önerilerin geliştirilmesi amaçlanmıştır. Çalışmada, nitel ve nicel araştırma yöntem ve teknikleri kullanılarak Romanların demografik ve sosyal yapısı, ekonomik durumları ve mahallenin fiziki özellikleri analiz edilmiş ve öneriler geliştirilmiştir.
      PubDate: 2016-05-26
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Pasinler İlçesi (Erzurum)’nde Şeker Pancarı (Beta vulgaris)
           Bitkilerinden İzole Edilen Fusarium spp. ve Patojeniteleri

    • Abstract: Bu çalışma Pasinler ilçesi (Erzurum)’nde şeker pancarı (Beta vulgaris L.) bitkilerinden izole edilen Fusarium türlerini ve patojenitelerini belirlemek amacıyla 2009 yılında yürütülmüştür. Şeker pancarı bitkisinden yapılan izolasyon çalışmaları sonucunda 194 Fusarium izolatı elde edilmiştir. Çalışmada elde edilen izolatların %37,63’ü F. equiseti, %31,44’ü F. oxysporum, %13,92’i F. acuminatum, %10,82’si F. solani, %4,12’si F. heterosporum, %1,55’i F. avenaceum ve %0,52’si F. graminearum olarak saptanmıştır. Yapılan patojenite testlerinde F. acuminatum (P2-8A1), F. equiseti (P1-6), F. heterosporum (P10-30), F. oxysporum (P8-24, P9-36) ve F. solani (P8-2) izolatları en yüksek hastalık şiddeti oluşturmuştur. F. acuminatum ve F. graminearum için şeker pancarı bitkisi, Türkiye’de yeni konukçu kaydı olarak belirlenmiştir.
      PubDate: 2016-05-24
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Adana ve Konya İllerindeki Arıcılık Faliyetleri ve
           Koloni Kayıpları

    • Abstract: Bu çalışmada, Adana ve Konya illerinde arıcılık yapan işletmelerdeki deneyim, arı genotipleri, koloni kayıpları, işletmelerde bulunan hastalık ve zararlılar, Varroa, Varroa jacobsoni Oud. (Acari: Varroidae)’ya karşı kullanılan ilaçlar, koloni kayıplarının olduğu bölgelerdeki tarımsal ürünler ve bu ürünlere atılan kimyasallar araştırılmış, son yıllarda artan arı ölümlerinin nedenleri belirlenmeye çalışılmıştır. Araştırmanın ana materyalini, tabakalı tesadüfi örnekleme yöntemine göre seçilen 200 adet arı işletmesine uygulanan anket yöntemi ile elde edilen veriler oluşturmuştur. Bu işletmelerin 100 adedi Adana’da, 100 adedi de Konya’da olup anket yapılan işletmeler arıcılığın yoğun olarak yapıldığı ilçelerden seçilmiştir. Araştırma sonuçlarına göre arıcılık yapan işletmelerde; deneyim sürelerinin her iki ilde de 10 yıl ve üzerinde olduğu, Adana ilindeki arıcıların %96’sının, Konya ilindeki arıcıların %89’unun gezginci arıcılık yaptığı ve kışlama bölgesi olarak her iki ilde de Akdeniz Bölgesi tercih edildiği belirlenmiştir. Arıcıların Adana ilinde ağırlıklı olarak Anadolu arısı ve melezleri, Konya ilinde ise Kafkas arısı ve melezlerini tercih ettiği, her iki ildeki arıcıların en fazla Varroa ile karşılaştığı ve bunun mücadelesi için her iki ilde de en fazla amitraz etken maddeli ilaçlar kullanıldığı, her iki ildeki arıcıların kışlama bölgesinde bulunan ağırlıklı tarımsal üretimin narenciye olduğu, en çok hangi ilaçlar kullanıldığında arıların öldüğü sorusuna verilenen cevap ise narenciyede kırmızı örümcek, mısır kurt ilaçları ve yabancı ot ilaçları olduğu, sizce arı ölümlerinin nedeni nedir sorusuna en çok verilen cevap ise Adana’da; tarımda kullanılan ilaçlar, Konya’da ise mevsim değişiklikleri ve kışın arıların aç kalmasının olduğu belirlenmiştir.
      PubDate: 2016-05-24
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Yarı Manyetik Yarı İletken Malzemeden Koni Yüzeyinde Kuantum Hall
           İletkenliği

    • Authors: Seyfettin ALAN, Arif BABANLI
      Abstract: Bu çalışmada yarı manyetik yarı iletken malzemeden konik bir yüzey üzerindeki iki boyutlu elektron gazının Landau seviyeleri ve sıfır derecedeki kuantum Hall iletkenliği hesaplanmıştır. Kuantum Hall iletkenliğinin manyetik alana bağlı değişimi merdiven karakterlidir ve bu adımın uzunluğu manyetik alana göre değişir. Adımın yüksekliği ise e2/h kadardır. Çalışmada, koninin tepe noktasındaki özel durumdan dolayı kuantum Hall iletkenliği iki farklı yaklaşımla incelenmiştir. İlk yaklaşımda gerçek koni yapısı ele alınmış ve etkin skaler potansiyel, yüzeyin Gauss eğriliği ile orantılı olarak hesaplanmıştır. Diğer yaklaşımda ise matematiksel koni yapısı ele alınmış ve etkin potansiyel, hem yüzeyin Gauss eğriliği hem de tekil eğriliği ile orantılı olarak hesaplanmıştır.
      PubDate: 2016-05-23
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Laurus nobilis, Vitex agnus-castus ve Tamarix parviflora Türlerinin
           Kimyasal İçeriği ve Fenolik Ekstraktiflerinin İncelenmesi

    • Abstract: Bu çalışmada Laurus nobilis, Vitex agnus-castus ve Tamarix parviflora bitkilerinden alınan örneklerde kimyasal bileşim ve fenolik ekstraktifler incelenmiştir. Bu türlerin endüstriyel anlamda oduna alternatif olabilirliği ve antioksidan üretiminde hammadde olarak kullanılabilirliği değerlendirilmiştir. Laurus nobilis, Vitex agnus-castus ve Tamarix parviflora bitkilerine ait örneklerde holoselüloz, selüloz, α-selüloz, lignin ve kül miktarları ile etanol siklohekzan, soğuk su, sıcak su ve %1 NaOH çözünürlükleri sırasıyla %73.26-76.32, %53.58-54.52, %43.28-44.73, %20.39-21.27, %2.12-2.79, %2.49-2.71, %9.67-11.70, %10.77-12.42 ve %21.77-24.48 aralığında bulunmuştur. HPLC analizleri toplam fenolik madde miktarının Vitex agnus-castus’da (2.09 mg/g), Tamarix parviflora’da (1.05 mg/g) ve Laurus nobilis’de (0.58 mg/g) olduğunu göstermiştir. Laurus nobilis’te en yüksek miktardaki fenolik ekstraktif madde epikateşin (0.23 mg/g) ve Tamarix parviflora’da gallik asit (0.17 mg/g) olarak belirlenmiş, Vitex agnus-castus’da ise p-hidroksibenzoik asit (0.95 mg/g) olarak tespit edilmiştir. Elde edilen sonuçlar, çalışma konusu bitkilerin iğne yapraklı ve yapraklı türlerle karşılaştırılabilir düzeyde olduğunu göstermiş olup, söz konusu maki türlerinin orman ürünleri endüstrisinde ve ticari antioksidan üretiminde hammadde olarak kullanılabileceklerini ortaya koymuştur.
      PubDate: 2016-05-20
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Sırçalık Mevkii (Acıpayam, Denizli) Dolaylarındaki Kırıntılı
           Tortulların Ağır Mineral İçeriğinin Araştırılması

    • Abstract: Çalışma alanı Denizli’nin Acıpayam ilçesine bağlı Pınarbaşı köyü yakınlarındaki Sırçalık mevkii ve çevresini kapsamaktadır. Çalışma alanında alttan üste doğru allokton konumlu kaya birimleri (Likya napları) ile paraallokton ve neootokton konumlu kaya birimleri yüzeylenmektedir. Farklı ortam koşullarında gelişmiş yapısal birimlerden oluşan Likya napları bölgede, Bodrum,  Gülbahar ve Domuzdağı napları ile temsil edilir. Likya napları üzerinde paraallokton özellikte Geç Paleosen yaşlı Mamatlar Formasyonu, Eosen yaşlı Varsakyayla Formasyonu, Başçeşme Formasyonu ve Oligosen yaşlı Acıgöl grubu bulunmaktadır. Stratigrafik istifin en üzerinde ise Çameli Formasyonunun gölsel özellikteki Pliosen ve Kuvaterner karasal oluşukları bulunmaktadır. Bu neootokton birimler kendinden yaşlı diğer kaya birimlerinin üzerinde yüzeylenmektedir. Çalışmanın temel konusunu stratigrafik istifin en üzerinde bulunan bu örtü birimleri (Kuvaterner karasal çökel kayalar) içerisindeki ağır minerallerin (kromit, magnetit) araştırılmasını oluşturmaktadır. .Kuvaterner çökel kayaları oluşturan kırıntılı tortulların çoğunlukla blok, çakıl, kum ve silt boyutlarında harzburjit, dunit, diyabaz, radyolarit, kireçtaşı, kumtaşı parçaları içerdiği ve bu litolojik birimlerin tabanda silt ve kilden oluşan bir çimento ile üst kesimlere doğru ise karbonat çimento ile bağlandığı gözlenmiştir. Yapılan incelemeler sonucunda kırıntılı tortulların % 1-2 manyetit ve % 0.73 kromit minerali kapsadığı ve araştırılan sahanın bu ağır minerallerce ekonomik olmadığı saptanmıştır.
      PubDate: 2016-05-17
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
  • Fonksiyonel Değişimli Ortotropik Plakların Dinamik Tepkisine Kayma
           Deformasyonu ve Dönel Eylemsizlik Etkilerinin İncelenmesi

    • Authors: Abdullah AVEY, Murat PINARLIK
      Abstract: Sunulan çalışmada, kayma deformasyonları ve dönel eylemsizliklerin kombine etkileri dikkate alınarak fonksiyonel değişimli (FD) ortotropik malzemelerden oluşan plakların serbest titreşim problemi incelenmektedir. Ortotropik plağın malzeme özellikleri kalınlık koordinatına bağlı olarak üstel olarak değiştiği varsayılmaktadır. FD ortotropik plakların serbest titreşim denklemleri birinci mertebeden kayma deformasyon plak (KDPT) teorisi temel alınarak türetilmektedir Elde edilen diferansiyel denklemler, Galerkin Yöntemi uygulanarak basit mesnetli sınır koşulları için altıncı mertebe cebrisel denkleme dönüştürülmekte ve sayısal olarak çözülerek frekansın minimum değeri bulunmaktadır. Bu denklemden, kayma deformasyonlarının etkisinin dikkate alındığı ve alınmadığı durumlar için FD ortotropik plağın frekansları KDPT ve klasik plak teorisi (KPT) çerçevesinde bulunmaktadır. Son olarak, FD ortotropik malzeme özellikleri ve plak boyutları değişiminin, kayma deformasyonları ve dönel eylemsizliklerin boyutsuz frekans parametresine etkileri sayısal olarak incelenmektedir.  Yapılan analizler, kayma gerilme fonksiyonlarının dikdörtgen plakların boyutsuz frekans parametre değerlerine etkilerinin değişmesine rağmen bu etkilerinin değişik plak boyutları için çok önemli olduğunu ortaya koymuştur. Homojen olmama ve ortotropi etkilerinin çok belirgin olduğu ve göz ardı edilemeyeceğini ve dönel eylemsizliğin hesaplarda dikkate alınmasının daha gerçekçi sonuçlara ulaşılmasına olanak sağlayacağı sonucuna varılmıştır. Sunulan çalışmada elde edilen sonuçların geçerliliği için literatürde sunulan çözümlerle karşılaştırmalar yapılmaktadır. 
      PubDate: 2016-05-16
      Issue No: Vol. 20, No. 2 (2016)
       
 
 
JournalTOCs
School of Mathematical and Computer Sciences
Heriot-Watt University
Edinburgh, EH14 4AS, UK
Email: journaltocs@hw.ac.uk
Tel: +00 44 (0)131 4513762
Fax: +00 44 (0)131 4513327
 
Home (Search)
Subjects A-Z
Publishers A-Z
Customise
APIs
Your IP address: 54.234.114.182
 
About JournalTOCs
API
Help
News (blog, publications)
JournalTOCs on Twitter   JournalTOCs on Facebook

JournalTOCs © 2009-2016