for Journals by Title or ISSN
for Articles by Keywords
help

Publisher: Süleyman Demirel Üniversitesi   (Total: 1 journals)   [Sort by number of followers]

Showing 1 - 1 of 1 Journals sorted alphabetically
Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi     Open Access  
Journal Cover Süleyman Demirel Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Dergisi
  [0 followers]  Follow
    
  This is an Open Access Journal Open Access journal
   ISSN (Print) 1300-7688 - ISSN (Online) 1308-6529
   Published by Süleyman Demirel Üniversitesi Homepage  [1 journal]
  • Isparta Yöresinde Doğal Yayılış Gösteren
           Bazı Bitki Türlerinin Kesme ve Kuru Çiçekçilikte
           Kullanım Olanakları

    • Abstract: Bu çalışmada Isparta yöresinde yayılış gösteren bazı doğal bitki taksonlarının kesme ve kuru çiçekçilikte kullanım olanakları araştırılmıştır. 2014-2015 yılları arasında gerçekleştirilen arazi çalışmalarında Acantholimon acerosum subsp. acerosum var. acerosum, Origanum sipyleum, Hypericum perforatum, Fibigia clypeata subsp. clypeata var. eriocarpa, Minuartia gracilis, Dianthus calocephalus,  Alyssum murale subsp. murale var. murale, Dactylis glomerata subsp. hispanica, Alopecurus myosuroides subsp. myosuroides, Iris pseudacorus bitki taksonları toplanmıştır. O. sipyleum ve M. gracilis ülkemiz için endemik türlerdir ve IUCN Red Data Book tehlike kategorilerine göre az tehdit altında, en az endişe verici (LR(Ic)) ve zarar görebilir (VU)  grubuna girmektedir. Toplanan bitki taksonlarının morfolojik özelliklerden bitki boyu, çiçek sayısı, çiçeklenme ve yapraklanma başlangıcı ölçümleri yapılmıştır. Yapılan ölçümlerde bitki boyu en uzun olan takson 163 cm ile Iris pseudacorus, en kısa olan takson 10 cm ile Minuartıa gracilis’tir. Çiçek sayısı en fazla olan takson 54 adet ile Alopecurus myosuroides subsp. myosuroides, en az olan takson ise 1 adet ile Dactylis glomerata subsp. hispanica’dır. Tespit edilen bu türlerin çiçek renkleri turuncu ve sarı ağırlıklıdır. Çiçeklenme süresi genellikle Nisan-Ağustos ayları arasındadır.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Yağ Gülü (Rosa damascena Mill.)’nde Tepe
           Boşluğu Katı Faz Mikro Ekstraksiyonu (HS-SPME) ve
           Konvansiyonel Su Distilasyonu Yöntemleri ile Elde Edilen Uçucu
           Bileşenlerin Karşılaştırılması

    • Abstract: Yağ gülü (Rosa damascena Mill.), kendine özgü doğal koku bileşenleri nedeniyle parfüm ve kozmetik endüstrisinde değerlendirilen en önemli kokulu gül türüdür. Bu araştırmada, taze yağ gülü çiçeklerinin sepal (çanak yaprak), petal (taç yaprak), stamen (erkek organ) ve pistil (dişi organ) olarak ayrılan kısımlarının uçucu bileşenleri gaz kromatografisi/kütle spektrometresi (GC-MS) ile kombine edilmiş Tepe Boşluğu-Katı Faz Mikro Ekstraksiyon (HS-SPME) tekniği ile tespit edilmiştir. Ayrıca taze yağ gülü çiçekleri konvansiyonel hidro-Clevenger su distilasyonu yöntemi ile damıtılmış, elde edilen uçucu yağların bileşenleri GC-MS ile belirlendikten sonra HS-SPME sonuçları ile karşılaştırılmıştır. HS-SPME yönteminin yağ gülünde uçucu bileşenleri analizinde oldukça hassas ve etkili olduğu anlaşılmış, bir yağ gülü çiçeğinin farklı kısımların farklı koku bileşenlerine sahip olduğu belirlenmiştir. Ayrıca su distilasyonu ile elde edilen gül yağının uçucu yağ bileşenlerinin çiçeğin doğal koku bileşenlerinden farklı olduğu ve distilasyon sürecinde önemli bazı bileşenlerde değişimler ve kayıplar olduğu tespit edilmiştir. Taze gül çiçeğinin en önemli bileşeni olan feniletil alkol çiçeğin en fazla pembe renkli petallerinde (taç yapraklarında), gül yağında varlığı istenmeyen metil öjenol ise çiçeğin en fazla stamenlerinde (erkek organlarında) bulunduğu belirlenmiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Eğirdir Gölü (Hoyran Bölgesi) Fitoplanktonik Alg
           Florası Üzerine Bir Araştırma

    • Abstract: Bu çalışmada Kasım 2012-Ekim 2013 tarihleri arasında Eğirdir Gölü (Hoyran Bölgesi) üzerinden seçilen 4 örnekyerinden aylık olarak alınan örneklerle gölün sıcaklık, pH, tuzluluk, elektriksel iletkenlik, seki görünürlüğü, klorofil-a değerleri incelenmiş, fitoplanktonun örnekyerlerine göre aylık dağılımları belirlenmeye çalışılmıştır. Çalışma alanında Bacillariophyta’dan 43, Chlorophyta’dan 20, Charophyta’dan 18, Cyanobacteria’dan 13, Dinophyta’dan 5, Euglenozoa’dan 3 ve Ochrophyta’dan 2 olmak üzere 104 takson belirlenmiştir. Fitoplankton florasının divizyolara göre dağılımı % 41 Bacillariophyta, % 19 Chlorophyta, % 17 Charophyta, % 13 Cyanobacteria, % 5 Dinophyta, % 3 Euglenozoa ve % 2 Ochrophyta olarak bulunmuştur. Bacillariophyta üyelerinin diğer bölümlere göre takson ve birey sayısı bakımından daha varsıl olduğu görülmüştür. Eğirdir Gölü, Hoyran Bölgesi’nin fitoplankton dağılımı, klorofil-a ve seki görünürlüğüne göre oligotrofik düzeyde olduğu sonucuna varılmıştır.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Mobil Cihaz Temelli Araç Hız Uyarı Sistemi

    • Abstract: Artan araç sayısının neden olduğu trafik yoğunluğu sürücülerin güvenli bir ulaşım sağlaması için daha dikkatli olmasını gerektirmiştir. Gelişen teknoloji içerisinde mobil cihazlar özellikle görüntüleme ve kablosuz haberleşme yetenekleri ile akıllı trafik uygulamalarında kullanılmaya başlanmıştır. Örneğin, karayolu ulaşımında trafik akışının sağlanması, sürücülerin olası kazalara karşı yol, trafik ve çevre hakkında önceden bilgilendirilmesi, araç hakkında bilgilerin paylaşılması gibi uygulamalar yer almaktadır. Bu çalışmada, iPhone ile bir aracın network bilgisine erişim sağlanarak, sürücüyü bilgilendirme ve uyarma amaçlı bir uygulama geliştirilmiştir. Araçlarda kullanılan veri yollarından biri olan CAN (Controller Area Network) veri yolu üzerinden ELM327 cihazı ile hız verileri alınarak mobil bir uygulama üzerinde izlenmiştir. iPhone ile araç veri trafiğine erişim sağlamak için wi-fi teknoloji ile desteklenen diagnostik cihazı  seçilmiştir. Ayrıca mobil cihaz üzerinde  yer alan GPS (Global Positioning System) sensörü ile konum verileri uygulamada sürücü bilgilendirme amaçlı kullanılmıştır. Karayollarında hız sınırı gerektiren durumlarda seçilen değerin aşılması ile sürücünün uyarılması sağlanmıştır. Trafikte araçların anlık değişken verilerinin paylaşıma açık olması ile Trafik Yönetim ve Denetim (TMS-Traffic Management System) sistemlerine katkı sağlayacağı öngörülmüştür.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • İki İşlem Üç Periyot Dual Dengeli Çapraz
           Tasarımların Nesne Düşüşlerine
           Sağlamlığının Değerlendirilmesi

    • Abstract: Çapraz tasarımlar, çeşitli işlemlerin karşılaştırılması amacıyla klinik ve medikal alanlarda sıkça kullanılan popüler tasarımlardır. Bu tasarımlarda, her bir deney birimine her bir farklı zaman periyodunda bir işlem uygulanır ve her periyot sonunda deneğin yanıtı alınır. Çapraz tasarımlarda denekler (nesneler)  çalışmayı işlem sırasını tamamlamadan bıraktığında yanlı sonuçlara, deneyin istatistiksel gücünde azalmaya, hatta tasarımın temel işlem karşılaştırmalarının yapılamadığı bağlantısız tasarıma dönüşmesi gibi oldukça ciddi sorunlara neden olabilir. Bu çalışmada, ilgilenilen işlem karşılaştırmalarının denek içi ölçümlerden elde edilen farklar kullanılarak tahminini mümkün kılan iki işlem üç periyot dual dengeli tasarımların son periyot nesne düşüşleri durumunda sağlamlıkları, A optimallik kriteri kullanılarak elde edilen performans ölçüleri ve bağlantısız tasarım üretme olasılıkları incelenerek değerlendirilmiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Kapak ve İçindekiler

    • Abstract: Bu dergi, aşağıda listelenen veri tabanları tarafından taranmaktadır / This journal is indexed by the following abstracting and indexing databasesBASE, CAB s, CAS (Chemical s Service), DOAJ, EBSCO Discovery Service (EDS), Google Scholar, JournalTOCs, OAJI, ResearchBib, Ulakbim TR Dizin (Mühendislik ve Temel Bilimler), WorldCat (OCLC), Zentralblatt MATH
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Antalya İli ve İlçelerindeki Örtüaltı
           Hıyar (Cucumis sativus L.) ve Kabak (Cucurbita pepo L.) Üretim
           Alanlarında Viral Etmenlerin Saptanması

    • Abstract: Bu çalışma, 2014-2015 yılları arasında Antalya ili ve ilçelerinde örtüaltı hıyar (Cucumis sativus L.) ve kabak  (Cucurbita pepo L.) üretim alanlarında ZYMV (Zucchini yellow mosaic virus), PRSV (Papaya ring spot virus), SqMV (Squash mosaic virus) ve CMV (Cucumber mosaic virus)’nün varlığının, serolojik, ve biyolojik yöntemlerle saptanması ve toplanan örneklerdeki yaygınlığının ortaya konulması amacıyla 2014-2015 yılları arasında yürütülmüştür. Örtüaltı hıyar ve kabak üretim alanlarından alınan ve virüs şüphesi duyulan 455 yaprak ve meyve örneğinin hepsi DAS-ELISA ile testlenmiştir. Teslenen 455 örneğin 346 adedininde (%76) bir ve daha fazla virüs ile enfekteli olduğu belirlenmiştir. ELISA testleri sonucunda pozitif reaksiyon veren bitkilerden alınan dokular mekanik inokulasyon çalışmalarında kullanılmıştır.  İndikatör bitkiler üzerinde 15-30 gün gibi bir sürede belirti gözlenmiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Umbelliferae Familyasından Bazı Önemli Kültür
           Türlerinin Isparta Ekolojik Koşullarında Tarımsal ve
           Teknolojik Özelliklerinin Belirlenmesi

    • Abstract: Anason (Pimpinella anisum L.), dereotu (Anethum graveolens L.), kimyon (Cuminum cyminum L.), kişniş (Coriandrum sativum L.), rezene (Foeniculum vulgare Mill.) dünyada ve ülkemizde kültürü yapılan çok değerli tıbbi ve aromatik bitkilerdir. Bu araştırmada; anason, kimyon, kişniş, rezene ve dereotu türlerine ait çeşitlerin ve populasyonların Isparta ekolojik koşullarında bazı tarımsal ve teknolojik özelliklerinin belirlenmesi, uçucu yağ, sabit yağ ve petroselinik asit kaynağı olarak değerlendirme olanaklarının araştırılması amaçlanmıştır. Tarla ve laboratuvar araştırmalarından elde edilen sonuçlara göre, en yüksek tohum verimi anasonda “Yeşilova” populasyonundan (47.01 kg/da), dereotunda “Akşehir” populasyonundan (77.75 kg/da), kimyonda “Egebir09” çeşidinden (97.00 kg/da), kişnişte “Erbaa” çeşidinden (82.85 kg/da) ve rezenede “Denizli” populasyonundan (63.66 kg/da) elde edilmiştir. En yüksek uçucu yağ oranı anasonda “Burdur” populasyonunda (%3.60), dereotunda “Burdur” populasyonunda (%3.73), kimyonda “Türkmen09” çeşidinde (%2.13), kişnişte “Gamze” çeşidinde (%0.47) ve rezenede “Burdur” populasyonunda (%3.13 tespit edilmiştir. En önemli ana uçucu yağ bileşeni anasonda trans-anetol (%95.56-95.88), dereotunda D-karvon (%37.87-67.76), kimyonda a-thujenal (%30.90-42.52), kişnişte linalool (%81.85-88.94) ve rezenede trans-anetol (%79.67-89.13) olarak bulunmuştur. En yüksek sabit yağ oranı anasonda “Burdur” populasyonunda (%30.17), dereotunda “Burdur” populasyonunda (%21.24), kimyonda “Egebir09” çeşidinde (%29.03), kişnişte “Erbaa” çeşidinde (%25.42) ve rezenede “Denizli” populasyonunda (%23.67) belirlenmiştir. En yüksek petroselinik asit oranı ise anasonda “Çardak” populasyonunda (%63.37), dereotunda “Burdur” populasyonunda (%87.28), kimyonda “Türkmen09” çeşidinde (%60.18), kişnişte “Erbaa” çeşidinde (%79.89) ve rezenede “Burdur” populasyonunda (%83.49) kaydedilmiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Standart Skorlar Kullanılarak Ürün Kalite
           Performansının Belirlenmesi ve Bir Çalışma

    • Abstract: İstatistiksel kalite kontrolün amacı, bir üretim sürecindeki kalite değişkenlerinin normal olmayan davranışlarını belirlemek ve bundan hareketle hata kaynaklarını ortaya çıkarmaktır. Bir ürüne ait birden fazla değişkenin birimlerinin aynı olmamasından dolayı elde edilen ölçü birimlerinin doğrudan karşılaştırılması söz konusu olmayabilmektedir. Bu nedenle veriler çeşitli yöntemlerle standartlaştırılır ve aynı birime dönüştürülürler. Verilerin standartlaştırılmasında en çok kullanılan yöntemlerden biri orijinal verilerin ortalaması 0, standart sapması 1 olan yeni skora dönüştürmektir.  Buradan hareket ile bu çalışmada bir ürünün benzer olmayan ölçülebilen birden fazla özelliğine ait değerlerin standardize edilmesi ile ürün kalite performansı incelenmiştir.  Sonuç olarak iki levhanın kalite performansı açısından iyi olmadığı uygulanan analiz sonucunda ortaya konulmuştur.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Isparta Ekolojik Koşullarında Bazı Arpa (Hordeum vulgare
           L.) Çeşitlerinin Verim ve Kalite Özelliklerinin
           Belirlenmesi

    • Abstract: Bu araştırma Isparta ilinde 2013-2014 yetiştirme sezonunda yürütülmüştür. Araştırma tesadüf blokları deneme desenine göre 3 tekerrürlü olarak gerçekleştirilmiştir. Bu çalışmada 13 arpa çeşidi (Larende, Ünver, Özdemir-05, İnce-04, Özen, Akar, Zeynelağa, Altıkat, Samyeli, Kendal, Bolayır, Martı, Harman) kullanılmıştır. Çalışmada bitki boyu 73.6 (Samyeli)-89.6 (Özdemir-05); metrekarede başak sayısı 200.0 (Akar)-340.0 (Samyeli); başakta tane sayısı 22.6 (Bolayır)-67.3 (Altıkat); başak uzunluğu 7.4 (Martı)-9.5 (Akar); bin tane ağırlığı 43.4 (Martı)-56.4 (Larende); dekara tane verim 169.6 (Martı)-363.0 (Zeynelağa); hasat indeks 15.5 (Martı)-30.1 (Bolayır); hektolitre ağırlığı 66.2 (Kendal)-76.3 (Larende); biyolojik verim 749.4 (İnce-04)-1366.1 (Akar); protein % 9.6 (Altıkat)-16.3 (Larende); azot oranı % 1.5 (Altıkat)-3.2 (Larende) arasında değişmiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Tissue Papers in Turkey and Some Physical and Optical Properties

    • Abstract: The objective of study was to determine some properties of tissue papers and identify the position in Turkey. Napkins, toilet papers and paper towels used in this study were supplied from 5 different companies. Physical and optical properties of these papers were investigated and compared them to each other. Grammage, moisture content, crepe, bulk, density, tensile strength, thickness, water retention value and water absorption time were determined as physical properties and brightness and whiteness values were measured as optical properties. According to obtained results, the best results in physical and optical properties of napkins, toilet papers and paper towels belong to C, E and A Company, respectively.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Pavement Management Systems Application with Geographic Information System
           Method

    • Abstract: In this study, performance models were developed. Software in Visual Basic programming language was used for the developed model. Using the software, both the present condition of the pavement can be examined and future performance based on expected traffic values can be predicted. So, the software can be used at both network and project level. Cost and benefit values taken from the literature were used in determining the cost-benefit ratio. Using the genetic algorithm approach, a computer program in Visual Basic programming language was written. Using the model developed, a five-year maintenance and rehabilitation program can be planned for a given database considering budget restraints. The developed models were merged by writing Geographic Information System (GIS) software in order to show the effectiveness of models and adopt the models into a GIS. For this purpose, a case study of GIS was exposed. The control of the overall system can be applied in addition to the application of the model at network level. The developed software allows data to be transferred to the database, analyses and different scenario applications for showing GIS results.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Kumluca İlçesi Sera Alanlarında Toprak ve Yaprak
           Kökenli Fungal Hastalık Etmenlerinin Belirlenmesi

    • Abstract: Bu çalışmada, Antalya ili Kumluca ilçesindeki seralarda önemli verim kayıplarına neden olan toprak ve yaprak kökenli fungal etmenlerin izolasyonu ve yaygınlıklarının belirlenmesi amaçlanmıştır. Ayrıca üreticiler ile hastalık ve mücadele yöntemleri üzerine küçük çaplı bir anket çalışması yapılmıştır. Yapılan anket çalışmasında gerek yetiştiricilik gerekse karşılaşılan bitki koruma sorunlarına ait üretici deneyimleri kayıt edilmiştir. Anket çalışması sonucunda, Kumluca’da sebzeler arasında en çok domates ve biber yetiştirildiği ve üreticilerin yetiştiricilik ve bitki koruma konusunda kendilerini geliştirmeye açık oldukları belirlenmiştir. Kumluca ilçesindeki seralarda 2013 yılı Eylül ve 2014 yılı Haziran yetiştirme sezonunda sebze yetiştirilen toplam 272 adet seralardan hastalık belirtisi gösteren bitki örnekleri alınmıştır. İzolasyon yapılan bitkilerde toprak ve yaprak kökenli fungusların cins ve tür düzeyinde makroskobik ve mikroskobik yöntemler kullanılarak tanıları yapılmıştır. Seralarda en yaygın izole edilen cins Fusarium sp. olarak belirlenmiştir. Fusarium sp.'un hıyarda yaygınlık oranı %20.3-57.4 iken, kavunda %43,3-82,1 olarak saptanmıştır. Yaygın görülen Botrytis cinerea biberde %3,6-46,4 arasında görülmüştür. Farklı seralardan izole edilen diğer fungal hastalıklar; Cladosporum sp., Rhizoctonia solani, Verticillum dahliae, Phytophthora sp., Alternaria sp., Sclerotinia sclerotiorum, Sclerotium rolfsii olarak tanımlanmıştır. Sclerotinia sclerotiorum'un domateste yaygınlık oranı %2.4-12.1 iken, Sclerotium rolfsii'nin patlıcanda yaygınlık oranı %8.0-10.0 olmuştur. Rhizoctonia solani'nin domateste yaygınlık oranı ise %14.1-25.7 olarak saptanmıştır.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Evsel Atıklardan Elde Edilen Kompostun Mısır ve Biberin
           Gelişimi ve Besin Elementi İçeriğine Etkisi

    • Abstract: Araştırmada, 1 ay süre ile 10 ayrı haneden mutfak atıkları toplanmış, toplanan evsel atıklardan elde edilen kompostun sera koşullarında mısır ve biber bitkilerinin gelişimi ve besin elementi içeriğine etkisi araştırılmıştır. Deneme 2 kg toprak alan saksılarda yürütülmüş olup, kompostun 6 (0, 0.25, 0.50, 1.00, 2.00 ve 4.00 ton/da) dozu uygulanmıştır. Araştırma, 4 paralelli olarak, tesadüf parselleri deneme desenine göre planlanmış ve 2 ay süreyle yürütülmüştür. Araştırma sonunda hasat edilen bitkilerde kuru ağırlık değerleriyle N, P, K, Ca, Mg, Fe, Cu, Zn ve Mn konsantrasyonları belirlenmiştir. Uygulanan kompost miktarı arttıkça bitki kuru ağırlığı artmış, biber bitkisinin N konsantrasyonunda 2-2.4 kat arasında artışlar görülmüştür. Mısır bitkisi N konsantrasyonları da kompost dozlarından olumlu etkilenmiş fakat burada dozlar arası fark önemli olmamıştır. Bitkilerde P, K ve Ca konsantrasyonları kompost miktarı arttıkça olumlu yönde etkilenmiş, biberde Fe, Zn ve Mn konsantrasyonları, mısırda ise Mn konsantrasyonu etkisi istatistiksel anlamda önemli bulunmuştur.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Rayleigh ve Weibull Dağılımları Kullanılarak
           Osmaniye Bölgesinde Rüzgar Enerjisinin Değerlendirilmesi

    • Authors: Yusuf Alper KAPLAN
      Abstract: Bu çalışmada, 2013 yılında saatlik olarak ölçülen rüzgar hızı verilerine dayanarak, Osmaniye’ deki rüzgar enerjisi potansiyeli istatistiksel olarak analiz edilmiştir. Günümüzde hızla artan enerji ihtiyacını karşılayabilmek için başta Avrupa Birliğine üye ülkeler olmak üzere ülkemiz gibi gelişmekte olan ülkeler yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmişlerdir. Rüzgar enerjisinden elektrik üretiminde, rüzgar türbini parametrelerinin yanında, türbin kurulum alanındaki rüzgar hız dağılımı da önemli rol oynamaktadır. Bölgenin rüzgar enerjisi potansiyeli araştırmasında Weibull ve Rayleigh dağılımları kullanılmıştır. Yapılan bu ön araştırma sonucunda Osmaniye’nin rüzgar enerjisi potansiyelinin istatistiksel olarak elektrik enerjisi üretimi bakımından uygun olduğu görülmüştür. Saatlik olarak ölçülen 2013 yılına ait rüzgar verileri Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün Osmaniye Meteoroloji İstasyonu'ndan sağlanmıştır. Osmaniye bölgesinde 2013 yılında bir yıl süre ile ölçülen rüzgar hızları kullanılarak, rüzgar hızlarının esme saatlerinin Weibull ve Rayleigh dağılım fonksiyonuna uyumu araştırılmıştır. Weibull ve Rayleigh dağılımının parametrelerini hesaplamak için  Grafik ve Moment metotları kullanılmıştır. Grafik metodunda şekil ‘k’ ve ölçek parametresi ‘c’ sırasıyla 1.0046 – 1.7744 (m/s) olarak hesaplanmıştır. Moment metodunda şekil ‘k’ ve ölçek parametresi ‘c’ sırasıyla 1.6394- 2.5391 (m/s) olarak hesaplanmıştır. Sonuçta, Weibull modeli ile elde edilen değerler, Rayleigh modeli ile elde edilen değerlere göre daha iyi sonuçlar vermiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Brahma Horozu (Gallus gallus) Testisindeki Glikokonjugat
           İçeriğinin Lektin Histokimyası ile Belirlenmesi

    • Abstract: Bu çalışmada Brahma (Gallus gallus) horoz testisindeki bazı glikokonjugatların (α-D-Man, α-D-Glc, N-asetil-D-Galaktozamin, Fucα1-2Gal-R, Galaktoz-β1,3-N-asetilgalaktozamin, GlcNAcβ1-4GlcNAcβ1-4GlcNAc, Neu5Ac) lektin (Con A, SBA, UEA-I, PNA, WGA) histokimyasal yöntemlerle analizinin yapılması amaçlandı. Uygulanan lektin histokimyasal yöntemler sonucunda primer spermatositlerde Con A lektininde çok güçlü bağlanma gözlenirken Leydig hücrelerinde zayıf bağlanma gözlendi. Sekonder spermatositlerin zayıftan güçlüye kadar tüm glikokonjugatları içerdiği belirlendi. WGA lektinine karşı erken ve geç dönem spermatidlerde çok güçlü reaksiyon gözlenirken Leydig hücrelerinde reaksiyon gözlenmedi. Spermatogonyumlarda ve lamina propriyanın bazal laminasında SBA ve PNA lektinlerine karşı çok güçlü reaksiyon saptandı. UEA-I ve SBA lektin işaretlenmesi Leydig hücrelerinde saptanmadı. Peritubuler hücrelerde zayıf (Con A, UEA-I, SBA) ve orta yoğunlukta (WGA ve PNA) bağlanma saptandı. Sertoli hücrelerinin çok yoğun şekilde tüm glikokonjugatları içerdiği belirlendi.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Investigation of The Traditional Seljuks and Principalities Period Baths
           Within The Conservation and Restoration: The Example of Isparta Baths

    • Abstract: The city Isparta is located around the Lakes Region in the Mediterranean Region of Turkey. Date of settlement in Isparta goes back to the upper Paleolithic era. Isparta went under the administration of Luvi and Arzava Phrygians, Lydia, Persia, Kingdom of Pergamon, Roman Empire, Byzantine Empire, Seljuks, Hamitoğulları Principality, Ottoman Empire and Republic of Turkey. Isparta is still a small Anatolian city along with its 12 district. Isparta represents the classical Turkish city concept with its mosques, covered bazaar, baths and churches. One of the most important historical structures of Isparta is bath. Baths came to be used less frequently with the construction of bathrooms in every apartment. The elderly people generally use the baths in Isparta. Due to a major decrease in their number, baths are not sufficiently functional and face with important protection issues. Traditional Isparta baths have been reviewed in detail in terms of their architecture and preservation within the scope of this study. Particularly the baths belonging to the era of Seljuk and Hamitoğulları Principality have major and urgent protection issues. Archive and literature review have been performed; architectural features of the structures have been examined; damages have been evaluated and reasons for deterioration have been analyzed. In the conclusion part, recommendations for protection and new functions have been stated so that these structures will be transferred to next generations by preserving their structural characteristics and individualities.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Eğirdir Gölü’nde Gümüşi Havuz
           Balığı, Carassius gibelio (Bloch, 1782)
           Avcılığında Kullanılan Multiflament Fanyalı
           Ağların Seçiciliği

    • Abstract: Bu çalışmada; 50, 55 ve 60 mm göz genişliğine (düğümden düğüme) sahip multifilament fanyalı ağların seçicilik özellikleri belirlenmiştir. Çalışma, Eğirdir Gölü’nde mevcut gümüşi havuz balığı Carassius gibelio (Bloch,1782) üzerine gerçekleştirilmiştir. Seçicilik parametreleri Holt [1] tarafından geliştirilen dolaylı tahmin yöntemi ile tespit edilmiştir. Multifilament ağların ortak seçicilik faktörü SF=5,069 ve ortak standart sapması SD=1,855 olarak hesaplanmıştır. Gümüşi havuz balığı için 50, 55 ve 60 mm göz genişliklerine göre ortak seçicilik faktörü kullanılarak belirlenen optimum yakalama boyları sırasıyla 25,35; 27,88 ve 30,42 cm’dir. Hesaplanan optimum yakalama boyları ile Eğirdir Gölü’ndeki gümüşi havuz balığının ilk üreme boyunun karşılaştırılması sonucunda kullanılan ağların gümüşi havuz balığı stokları üzerinde bir baskı oluşturmadığı belirlenmiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Growth Stage and Drying Methods Affect Essential Oil Content and
           Composition of Pickling Herb (Echinophora tenuifolia subsp. sibthorpiana
           Tutin)

    • Abstract: The present research was conducted during 2012 in order to determine the essential oil content and composition of Echinophora tenuifolia subsp. sibthorpiana Tutin. Plants were collected during rosette, vegetative growth, full flowering and fruit-ripening stages. Oil was extracted using Clavenger hydro-distillation apparatus from either fresh, shade dried or sun dried samples. Oil composition was determined with a GC/MS. Oil content of samples showed significant variation during the vegetative stages of development. Oil contents of fresh samples were found to be 0.76% at seedling stage whereas oil content has risen to 1.06% at seed set. The shade-dried samples had higher oil contents than the fresh and sun dried samples. The oil composition of pickling herb changed with drying method and growth stage. Throughout the growth stage of the plant, the oil was composed of 21 components and the main components were found to be α- phellandrene (47.43 - 66.39%) and methyl eugenol (21.29 – 38.72%). While methyl eugenol content decreased during vegetation period for both fresh and dried samples, α-phellandrene level increased. Attention should be given to the collection time and drying method of pickling herb for different uses since vegetative stage and drying method influence oil content and composition.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Eğirdir Gölü Mikrobiyoloji Kalitesinin Mevsimsel
           Değişimi

    • Abstract: Bu çalışmada Türkiye’nin 2.büyük tatlısu gölü olan Eğirdir Gölü’nün mikrobiyolojik parametrelerinin mevsimsel değişiminin izlenmesi amaçlanmıştır. 2013 yılı içerisinde mevsimsel gerçekleştirilen çalışmada göl üzerinde belirlenen 9 istasyondan alınan su örneklerinde toplam koliform, fekal koliform, Escherichia coli (E. coli) ve toplam bakteri analizleri gerçekleştirilmiştir. Çalışma sonucunda göl suyu toplam koliform sayısı 0 ile 34 arasında değişim göstermiştir. Elde edilen değerler limit değerlerin (70 EMS/100 mL) altında olduğu belirlenmiştir. Fekal koliformlar yaz döneminde sadece 4.istasyonda,  sonbahar döneminde ise 7. ve 9. istasyonda tespit edilmiştir. Toplam E. coli ise bütün istasyonlarda tespit edilmemiştir. Toplam bakteri sayısı 0 ile 172 kob/100 mL arasında değişim göstermiştir. Elde edilen sonuçlar Yüzeysel Su Kalitesi Yönetimi Yönetmeliği Kıta içi Su Kaynakları Kalite Kriterleri yönüyle değerlendirildiğinde kabul edilebilir değerlerin altında olduğu belirlenmiştir.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
  • Effect of Annealing Temperature on the Physical Properties of the ZnO Thin
           Films Deposited by Ultrasonic Spray Pyrolysis

    • Abstract: In this work optical, electrical, structural and surface properties of polycrystalline ZnO thin films grown from aqueous solutions (with pH = 5) have been reported. The films have been deposited on glass substrates by ultrasonic spray pyrolysis technique at a substrate temperature of 350 ± 5 °C. Zinc acetate dissolved in deionized water has been used as starting solution. The ZnO thin films have been annealed in air at 450 and 500 °C to improve their physical characteristics. X-ray diffraction reveals that the films are polycrystalline in nature having zincite type crystal structure. Electrical resistivity values of the films have been increased after annealing process. Films are highly transparent in the visible region. The dependence of refractive index, n, and extinction coefficient, k, on the wavelength for ZnO films has been also reported. Optical band gap values have been determined using optical method. Finally, it has been concluded that annealing temperature has an important effect on the optical, structural, surface and electrical properties of the deposited films.
      PubDate: 2016-04-15
      Issue No: Vol. 20, No. 1 (2016)
       
 
 
JournalTOCs
School of Mathematical and Computer Sciences
Heriot-Watt University
Edinburgh, EH14 4AS, UK
Email: journaltocs@hw.ac.uk
Tel: +00 44 (0)131 4513762
Fax: +00 44 (0)131 4513327
 
Home (Search)
Subjects A-Z
Publishers A-Z
Customise
APIs
Your IP address: 23.20.107.33
 
About JournalTOCs
API
Help
News (blog, publications)
JournalTOCs on Twitter   JournalTOCs on Facebook

JournalTOCs © 2009-2015